YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3659
KARAR NO : 2014/10471
KARAR TARİHİ : 04.06.2014
MAHKEMESİ : SİLİFKE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/11/2013
NUMARASI : 2012/158-2013/1074
Taraflar arasında görülen davada Silifke 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.11.2013 tarih ve 2012/158-2013/1074 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının çeltik ektiği iki adet taşınmazın davalı nezdinde sigortalı olduğunu, 30.10.2011 tarihinden meydana gelen fırtına sebebiyle ürünün zarar gördüğünü, davalının zararı karşılamadığını ileri sürerek 7.600,00 TL’nin 30/10/2011 tarihinden işleyecek faiziyle tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında talebini 14.744,00 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, zararın fırtına sebebiyle değil rüzgar nedeniyle oluştuğunu ve rüzgar nedeniyle meydana gelecek zararların poliçe teminatında bulunmadığını, üründe meydana gelen verim düşüklüğü nedeniyle zeyilname düzenlenerek davacıya prim iadesi yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı nezdinde sigortalı bulunan çeltik tarlalarında zararın fırtına sebebiyle meydana geldiğini ve bu nedenle poliçe teminatında bulunduğunu, davacının zararının, sigorta prim iadesi düşüldükten sonra, 13.450,48 TL olduğu gerekçesiyle anılan miktarın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, taraflar arasında düzenlenen sigorta poliçelerinin “Tazminatın Hesabı” başlıklı bölümünde poliçede belirtilen muafiyet tutarı indirildikten sonra kalan zarar miktarının, yine poliçede belirtilen sigortacının üzerinde kalan müşterek sigorta oranı ile çarpılarak hesaplanacağı belirtilmiş olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda poliçede belirtilen hesaplamaya riayet edilmeden tazminat tutarı belirlenmiştir. Bu durumda, mahkemece tazminat miktarının yukarıda bahsedilen poliçe hükmü nazara alınarak hesaplattırılması ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken poliçe hükümleri nazara alınmadan yapılan hesaplamaya dayalı bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.