Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/13540 E. 2014/5598 K. 21.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13540
KARAR NO : 2014/5598
KARAR TARİHİ : 21.03.2014

MAHKEMESİ : YOZGAT 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/05/2012
NUMARASI : 2011/605-2012/485

Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/05/2012 tarih ve 2011/605-2012/485 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14/03/2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. M.. D.. ile davalı vekili Av. S.. Y.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kesinleşmiş yabancı mahkeme ilamına dayalı olarak davalı aleyhine icra takibi başlattığını, davalının haksız biçimde bu takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tanıma ve tenfiz kararı verilmediği sürece yabancı mahkeme kararlarının infaz edilemeyeceğini, davacının icra takibine dayanak ilamın tenfizi için de dava açtığını ve bu nedenle derdestlik itirazında bulunduklarını savunarak, davanın reddini ve davacı aleyhine icra tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı aleyhine Almanya Dortmund Asliye Mahkemesi’nde alacak davası açtığı ve bu davanın davacı lehine sonuçlanarak kesinleştiği, davacının bu ilama dayalı olarak davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlattığı, yabancı mahkeme kararlarının ilamsız icra takibine konulması hususunda herhangi bir engel bulunmadığı, ayrıca davalının derdestlik itirazının da yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline, %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kesinleşmiş yabancı mahkeme ilamına konu alacağın tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece, yabancı mahkeme ilamının kesinleştiği ve bu ilama dayalı olarak ilamsız icra takibi yapılabileceği gerekçesiyle başkaca hiçbir araştırma yapılmaksızın davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa, 5718 sayılı MÖHUK’nın 50/1. maddesi uyarınca, yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilâmların Türkiye’de icra olunabilmesi yetkili Türk mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlı olduğu gibi yine aynı Kanun’un 58. maddesine göre de yabancı mahkeme ilâmının kesin delil olarak olarak kabul edilebilmesi, yabancı ilâmın mahkemece tanınmasına bağlı bulunmaktadır.
Somut olayda, icra takibine dayanak yabancı mahkeme ilamının tanınmasına ya da tenfizine karar verilmediğinden, bu ilamın kesin delil olarak kabul edilmesi mümkün değildir. O halde mahkemece, davanın icra takibine yapılan itirazın iptali istemine yönelik olduğu dikkate alınarak genel hükümler çerçevesinde taraf delillerinin toplanması ve davacının icra takibine konu ettiği alacağının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nednele bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.