YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15835
KARAR NO : 2014/3705
KARAR TARİHİ : 27.02.2014
MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/06/2013
NUMARASI : 2012/419-2013/419
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.06.2013 tarih ve 2012/419-2013/419 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından dava dışı D. Grup Otomotiv Ltd. Şti’ye ait hisselerin Ankara 23. Noterliği’nce düzenlenen hisse devir sözleşmesi ile devralındığını, devir bedeli olarak toplam 750.000 TL bedelli 13 adet çekin adı geçen şirkete teslim edildiğini, sonrasında şirket yetkililerinin şirketin mali durumu konusunda yanıltıcı beyanda bulunduklarının anlaşılması üzerine şirketle görüşmeler sürerken 30.06.2012 tarih ve 40.000 TL bedelli çekin ciro edildiğini ve davalı tarafından takibe konulduğunu, müvekkilinin takibe dayanak çeki devraldığı hisseler için verdiğini ileri sürerek, müvekkilinin davalıya 122.236,71 TL borçlu olmadığının tespitine ve davalının takip konusu alacağın %40’ından aşağı olmamak üzere tazminat ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, husumet itirazında bulunmuş, müvekkilinin çekleri ciro yoluyla edinen üçüncü kişi olduğunu savunarak, davanın reddini ve kötüniyetli davacı aleyhine %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı D. Grup Otomotiv Ltd. Şti. hisselerinin davacı tarafından yine dava dışı Uğur Yücetürk ve Rıfat Yücetürk’ten alındığı ve davacı tarafından hisse bedeline karşılık çeklerin bu kişilere verildiği, davalı şirketin bu alım satım sözleşmesinin tarafı olmadığı, her ne kadar davacı, hisse devraldığı dava dışı Uğur Yücetürk’ün davalı şirketin temsilcisi olduğunu belirtmiş ise de, davalı şirket tüzel kişilik olup, hisse devrinde taraf olmadığı gibi, temsilcisi olan kişinin devrettiği bir başka şirkete ait hisselerden de sorumlu bulunmadığı ve davalının ciro yolu ile aldığı senetleri takibe koymasının da yasaya aykırı olmadığı gerekçesiyle, davanın ve davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, şirket hisse devri mukabilinde çekleri dava dışı Uğur Yücetürk isimli kişiye verdiğini, anılan kişinin ise hisse devrinde kendisini kandırdığını, bu nedenle çeklerin bedelsiz olduğunu, davalı şirketin de bu durumu bilerek ve kötüniyetli olarak çekleri ciro yoluyla devraldığını iddia etmiştir. Mahkemece, davalının kötüniyetli olmadığı kabul edilmiş ise de, hisseleri devreden dava dışı Uğur Yücetürk, davalı şirketin şubesinin temsilcisidir. Böyle bir durumda, davalının kötüniyetli olduğu, davacı tarafından ispatı gerekmeksizin kabul edilmelidir. Bu nedenle, böyle bir davada davacının, 6762 sayılı TTK’nın 599. maddesi uyarınca evvela çekin lehtarı olan dava dışı Uğur Yücetürk’e karşı çekin bedelsiz olduğunu, bundan sonra da Uğur Yücetürk’ten çeki alan hamilin kötüniyetini ispat etmesi gerektiğinden, Dairemizin yerleşik kararları gereğince davacıya önce lehtar Uğur Yücetürk’e karşı ayrı bir dava açması için mehil verilmesi, açılacak davanın bu dava ile birleştirilmesi, takibe esas icra dosyasının da celp edilmesinden sonra davanın esastan incelenmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.