Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/642 E. 2014/5805 K. 25.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/642
KARAR NO : 2014/5805
KARAR TARİHİ : 25.03.2014

MAHKEMESİ : ANKARA 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/06/2012
NUMARASI : 2011/319-2012/108

Taraflar arasında görülen davada Ankara 15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/06/2012 tarih ve 2011/319-2012/108 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25/03/2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av.S.. Z.. Ha.. ile davalı vekili Av. F.. E.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı sigorta şirketine ferdi kaza poliçesi ile sigortalı olan müvekkilinin geçirdiği kaza sonucunda sol el serçe parmağı ile yüzük parmağının tamamen koptuğunu, ayrıca sol el orta parmağında his kaybının olduğunu, daimi maluliyet teminatının 250.000 TL olmasına ve davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulmasına rağmen ödeme yapılmaması üzerine başlatılan takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın süresi içerisinde açılmadığını, davacının önceden tanıdığı ustanın yaptığı işleri izlediği sırada elini bıçağa kaptırdığını ve parmaklarını kaybettiğini, sigortalının kendisini bile bile ağır tehlikeye maruz bırakacak hareketlerde bulunmasının teminat dışı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiş ve kötü niyet tazminatının tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davacının 03/09/2009 tarihinde meydana gelen kaza sonucu yaralandığı, davacının kendisini kasten yaraladığı, yaralanmanın kazaen meydana gelmediği, olayın teminat kapsamı dışında olduğunu ispat yükünün davalı sigorta şirketinde olduğu, ancak bu durumun ispat edilemediği, davcının aynı veya ayrı dönemi kapsar şekilde birden çok sayıda ferdi kaza sigorta poliçesi yaptırmasına yasal bir engel bulunmadığı, davacının toplam sakatlık teminatının %13’ünü isteyebileceği, ferdi kaza sigortasının meblağ sigortası olması, zarar hesabı yapılmasına gerek bulunmadığı, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, ferdi kaza sigorta poliçesine dayalı başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve inkar tazminatı istemine ilişkin olup, mülga BK’nın 53, 6098 sayılı TBK’nın 74’ncü maddesine ve yerleşik Yargıtay uygulanmasına göre, hukuk hakimi; gerek ceza hakiminin belirlediği kusur oranı ile gerekse delil yetersizliğine dayalı beraat kararı ile bağlı değil ise de, sanığın isnat edilen eylemi işlemediğinin kesin olarak tesbiti olgusuna dayalı beraat kararı ile ve o eylemin hukuka aykırılığını ve failiyle belirlenen mahkumiyet kararının bu yönleri ile bağlıdır. Bu bağlamda, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının bile bile, kasten poliçe bedelini almak için kendisini tehlikeye maruz bırakıp bırakmadığı noktasında toplanmakta olup, mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, davacı kaza sonucu yaralandığını iddia etmiş, davalı vekili ise davacının poliçe hükümlerine aykırı davrandığını, bu nedenle kazanın teminat dışı olduğunu savunmuş, dava konusu olayla ilgili olarak davacı hakkında dolandırıcılık suçundan Ankara 3.(2010/423 E.) ve 4.(2010/249 E.) Ağır Ceza Mahkemeleri’nde kamu davası açılmış, anılan davalarda davacının beraatine karar verilmiş ise de, anılan kararların henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda Ankara 3. ve 4. Ağır Ceza Mahkemeleri’nce verilen kararların akıbetlerinin araştırılarak kesinleşmesinin beklenmesi, anılan ceza mahkemesi kararlarının sigorta hasar dosyası dahil tüm deliller ile birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yönden eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.