Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2014/6557 E. 2014/11559 K. 23.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/6557
KARAR NO : 2014/11559
KARAR TARİHİ : 23.10.2014

Tebliğname No : 10 – 2013/280349
Mahkeme : TARSUS 1. Ağır Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi- Numarası : 11.06.2013 – 2013/10esas ve 2013/171 karar
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma

Temyiz incelemesi, sanık R.. A.. müdafiinin isteği üzerine duruşmalı, diğer sanıklar hakkında duruşmasız olarak yapıldı.
A) Sanıklar G., E., Hacı ve M. hakkındaki hükümlerin incelenmesi:
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
B) Sanık Ruşen hakkındaki hükmün incelenmesi:
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilen dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Tarsus 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 20/04/2008 tarih – 2007/148 esas ve 2008/234 karar sayılı ilamı ile hükmolunan 600 TL adli

para cezasının hüküm tarihi ve miktarı itibarıyla 5219 sayılı Kanun ile değişik 1412 sayılı CMUK’nın 305. maddesi gereğince kesin nitelikte olduğu ve aynı maddenin son fıkrası uyarınca tekerrüre esas olamayacağı gözetilmeden TCK’nın 58. maddesinin uygulanması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları ile duruşmadaki sözlü savunmaları bu nedenlerle yerinde olduğundan hükmün CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; tekerrür uygulamasına ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kaldığı süreye göre sanık müdafiinin tahliye isteğinin reddine, 23.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.