Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/6430 E. 2014/12654 K. 02.07.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6430
KARAR NO : 2014/12654
KARAR TARİHİ : 02.07.2014

MAHKEMESİ : İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/01/2014
NUMARASI : 2013/90-2014/4

Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/01/2014 tarih ve 2013/90-2014/4 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin mimar olduğunu, …. Oto Tamircileri 2.Sanayi Sitesi’nin projesinin sahibi bulunduğunu, projenin yetkili makamlarca onaylanarak inşaatların tamamlandığını, kooperatif tarafından ferdi mülkiyete geçilerek üyelerine tapuların verildiğini, davalının proje kapsamı dışına çıkarak kaçak yapılar yaptıklarını, müvekkilinin mali ve manevi haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek 12.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu yapıyı 2002 yılında devraldığını ve bu tarihten sonra hiçbir değişiklik yapmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından çizilen projenin eser mahiyetinde olmadığı, eser olduğu kabul edilse bile, belediye tarafından onaylanan tadilat projesi olduğu iddia edilen çizimlerin müellifinin kim olduğunun anlaşılamadığı, bu çizimlerin bir tadilat projesi niteliği taşıdığının söylenemeyeceği, bu çizimlerin imar affı kapsamında hazırlanmış olduğu ve bir sorumlu müellif imzası bulunmadığına göre binada yapılan değişikliklerin bir projeye değil, yapının kendisine ilişkin olduğu, ortada davacının projesinden başka bir proje bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, mahkemece davacı tarafından çizilen projenin 5846 sayılı FSEK hükümlerine göre eser niteliğinde olmadığı kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmişse de, mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin 07/03/2013 tarih ve 1617/4295 sayılı bozma ilamıyla uyuşmazlık konusu bölüm de dahil olmak üzere davacı tarafından meydana getirilen İzmir Oto Tamircileri 2. Sanayi Sitesi mimari projesinin, ilim ve edebiyat eseri olduğu hususunda davacı yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Ayrıca da, Dairemiz bozmasından sonra görüşüne başvurulan bilirkişi heyetince sanayi sitesi olarak meydana getirilen projenin bütünlüğü dikkate alınmaksızın, sadece davalıya ait iş yerine ilişkin bölüm itibariyle, bu kısma yönelik projenin ilim ve edebiyat eseri vasfı taşımadığına ilişkin görüşüne itibar edilmeyeceği gibi, az önce de açıklandığı üzere bu durum bozmaya uyulmakla davacı lehine oluşan kazanılmış hakkın ihlali sonucunu doğurur. Öte yandan, mahkemece dava konusu tadilat projesinin müellifinin kim olduğunun belli olmadığı gerekçesiyle ortada bir tadilat projesinin bulunmadığı kabul edilmişse de anılan proje belediye tarafından onaylandığına göre müellifinin kim olduğunun belli olamaması da somut uyuşmazlık bakımından sonuca etkili bulunmamaktadır.
Bu itibarla, mahkemece bilirkişi heyetinden dava konusu iş yerinin de dahil olduğu … Oto Tamircileri 2. Sanayi Sitesi mimari projesinin tümü dikkate alınmak suretiyle, davalı iş yerinde yapılan değişikliğin orjinal mimari projenin bütünlüğünü ihlal edip etmediği hususunda görüş alınması gerekirken, sadece mimari projenin davalıya ait bölümü bakımından, projenin bütünlüğünü bozduğuna ilişkin bilirkişi görüşüne ve Dairemizin 1617/4295 E/K sayılı bozma ilamına aykırı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 02/07/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.