YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5444
KARAR NO : 2014/7895
KARAR TARİHİ : 28.04.2014
MAHKEMESİ : SAMSUN 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/12/2013
NUMARASI : 2013/121-2013/599
Taraflar arasında görülen davada Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.12.2013 tarih ve 2013/121-2013/599 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankanın müşterisi olan müvekkilinin Samsun Şubesi’nde cari hesap şeklinde işleyen kredisinin mevcut olduğunu, 30.06.2010 tarihinde hesapta 904,00 TL olmasına rağmen, 819,64 TL’lik devre sonu faiz borcunun sistemindeki arıza nedeniyle belirtilen tarihte müvekkilinin hesabından çekilmediğini, bu kapsamda müvekkilinin gerek davalı banka, gerekse Merkez Bankası sisteminde borcunu ödeyemez şeklinde sisteme işlendiğini, ticaret ile uğraşan müvekkilinin mağdur edildiğini, korunan, bilinen, tanınan unvan ve itibarına zarar verildiğini belirterek 10.000 TL manevi tazminatın 30.06.2010 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 904 TL’lik miktarın blokede kalma süresinin bir gece olduğunu, bloke konan rakam kadar müvekkili bankanın alacağı bulunduğunu, akdedilen sözleşmeler gereği bankanın rehin hakkı olduğunu, davacının zararı olmadığını, müvekkili bankanın blokeyi kaldırmasına rağmen Merkez Bankası’ndaki kayıt silinmemiş ise müvekkili bankanın sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada, Merkez Bankası’ndaki olumsuz kayda rağmen davacının başka bankalar ile sorunsuz çalıştığı, davacının ödemesi gereken kredi dönem faizinin hesabın müsait olmasına rağmen bir gün geç tahsil edilmesinin dosyada mevcut Merkez Bankası bildirim yazıları sonucu davacının kredilibitesini hangi nedenle ve nasıl etkilediği, nasıl zarar gördüğü, mağduriyetinin ne olduğu, dolayısıyla kredi alabilme konusundaki ticari itibarını nasıl zedelediği konusunda soyut iddiadan başka dosyaya somut herhangi bir delil koyamadığı, gerekçesi ile davanın reddine, karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, mahkemece bozmadan sonra alınan bilirkişi raporunda davacının ödemesi gereken kredi dönem faizinin hesabın müsait olmasına rağmen davalı bankaca geç tahsil edilmesi nedeni ile T.C. Merkez Bankası A.Ş’nin davacı firmaya ilişkin kayıtlarında Haziran 2010 tarihinde faizden temerrüt kaydı olduğu ve bu işlemden davacının olumsuz etkilendiği ve etkileneceği tespit edilmesine rağmen ve Merkez Bankası’ndaki kaydın halen devam ettiği de rapordan anlaşıldığından mahkemece makul bir manevi tazminata karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.