Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/4234 E. 2014/12665 K. 02.07.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4234
KARAR NO : 2014/12665
KARAR TARİHİ : 02.07.2014

MAHKEMESİ : ŞANLIURFA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TARİHİ : 28/11/2013
NUMARASI : 2011/579-2013/519

Taraflar arasında görülen davada Şanlıurfa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.11.2013 tarih ve 2011/579-2013/519 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1. maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava ve ıslah dilekçesiyle, “Cevahir” markasını davacı şirketin ve ortaklarının maruf hale getirdiğini, bilinçli tüketici nezdinde “Cevahir” markasının müvekkili ile özdeş hale geldiğini ileri sürerek davalı adına tescilli “Cevahir” markasının hükümsüzlüğüne, marka sicilinden terkinine, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı adına önceki tarihli usulünce tescilli “Cevahir” ibareli bir markanın bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı şirket dava konusu “Cevahir” sözcüğü üzerinde KHK’nın 8/3 ve 8/5 maddeleri kapsamında öncelik hakkına sahip olsa da, davacının uzun süre sessiz kalması nedeniyle hükümsüzlük davasını açma hakkını kaybettiği, dolayısıyla davalının markasını tescil ettiği şekilde kullanmaya devam edebileceği gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı adına tescilli bulunan “Cevahir Konuk Evi+şekil” unsurlu markanın, davacı şirketin “Cevahir” sözcüğü üzerinde KHK’nın 8/3 ve 8/5 maddeleri kapsamında öncelik hakkına sahip olması nedeniyle hükümsüz kılınması istemine ilişkindir. Mahkemece de davacı şirketin “Cevahir” ibaresi üzerinde kullanıma ve unvana dayalı öncelik hakkının bulunduğu kabul edilmektedir. Davalı markasının tescil tarihinin 15/07/2008, dava tarihinin ise 08/12/2011 olmasına göre 556 sayılı KHK’nın 42/a maddesinde düzenlenen yasal 5 yıllık dava açma süresinin de geçmediği anlaşılmakla, TPE işlem süreci, davalı markanın başvurusuna davacının TPE’ye yaptığı itiraz, davalının davacıya ihtarı nazara alındığında davacının uzun süre sessiz kalması nedeniyle hükümsüzlük davasını açma hakkını kaybettiği söylenemez. Bu suretle; mahkemece, davacı tarafın davalı tesciline uzun süre sessiz kalması nedeniyle TMK’nın 2. maddesi uyarınca dava açma hakkını kullanmada iyi niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde olmadığından davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.