YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5699
KARAR NO : 2014/12713
KARAR TARİHİ : 02.07.2014
MAHKEMESİ : GAZİANTEP 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TARİHİ : 24/10/2013
NUMARASI : 2011/433-2013/741
DAVACI-KARŞI
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/10/2013 tarih ve 2011/433-2013/741 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin uzun yıllar terlik ve saya tasarımını kendi hazırlayarak üretmiş olduğu ürünlerini, gerek yurt içinde gerekse yurt dışında pazarlayarak haklı bir şöhrete sahip olduğunu, müvekkilinin tescilini almış olduğu 2010/01553 nolu tasarımın davalı tarafından müvekkili firmanın izni ve bilgisi olmaksızın benzerinin üretilerek piyasaya satışa arz edildiğini, davalı eyleminin bu KHK hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini, yaptırılan tespitte davalının üretmiş olduğu ürünlerin müvekkili adına tescili sağlanan ürünlerle iltibas yaratacak şekilde benzerlikler arz ettiğinin tespit edildiğini ileri sürerek, müvekkilinin tescilli terlik tasarımına yönelik eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve durdurulmasına, 5.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 10.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiş, sonrasında maddi tazminat talebini ıslah ederek, 51.204,68 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, her iki terlik tasarımı arasında benzerlik bulunmadığını savunarak asıl davanın reddini, karşı davada ise, davalı tasarımın yenilik ve ayırt edicilik özelliklerine haiz olmadığını, daha önce birçok yerde kullanıldığını ileri sürerek, davalı adına tescilli 2010/01553 tescil numaralı 5 nolu tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davacı adına tescili sağlanan 2010/01553 nolu tasarımın 5 nolu sırasına kayıtlı tasarımın yenilik ve ayırt edici niteliklerine haiz olduğu, davalı/ karşı davacının bu ürünlerin benzerini üreterek piyasaya arz etmesinin haksız rekabet teşkil ettiği, keza davalı/karşı davacının davacı adına tescilli bulunan tasarımın satışından dolayı ciddi bir kar sağlayarak davacının kar marjının etkileyerek davacıyı maddi açıdan zarara uğrattığı, mevcut durumun davacı şirketin unvanını zedelediği gerekçesi ile asıl davanın kabulü ile davalı eylemin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, davalı/karşı davacının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin men’ine, 51.204,68 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı/karşı davacıdan tahsiline, 5.000,00 TL manevi tazminatın davacı/karşı davalı yararına davalı/karşı davacıdan tahsiline; karşı davada ise, davacıya ait tescili sağlanan ürünün yenilik ve ayırt edicilik niteliğine haiz olduğu, daha önce kamuya arz edilen ürünlerden olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
(1) Davalı-karşı davacı vekili, 01.10.2012 tarihli dilekçesinde, 13.09.2012 tarihli celsede verilen 1 ve 2 nolu ara kararlardan dönülmesini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise reddi hakim talebinde bulunduklarını belirtmiş, işbu dilekçeye derkenar olarak ”ara karardan dönülmesi talebinin reddi” şerhi düşülmüş, ancak davalı- karşı davacı vekilinin reddi hakim talebi hakkında herhangi bir karar verilmediği anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK’nın 38. maddesinde hakimin reddi usulü düzenlenmiş olup, mahkemece bu usule riayet edilmeksizin esas hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı-karşı davacı yararına bozulması gerekmiştir.
(2) Bozma sebep ve şekline göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazının reddi ile hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı- karşı davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.