YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/745
KARAR NO : 2014/12723
KARAR TARİHİ : 02.07.2014
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/09/2013
NUMARASI : 2013/98-2013/23
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/09/2013 tarih ve 2013/98-2013/23 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait tanınmış “NEW BALANCE” markasının TPE nezdinde 18, 25. sınıfta 93879 no ile 35. sınıfta 2007/25290 no ile tescilli olduğunu, bu ibarenin aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanı olduğunu, müvekkili şirketin bu marka üzerinde gerçek ve öncelikli hak sahibi olduğu, davalının ise 09, 14.sınıflarda tescilli “NEW BALANCE” ibareli 2008/19959 nolu ve 09.sınıfta tescilli “NEW BALANCE” ibareli 2010/51697 nolu markalarının bulunduğunu, davalı tescilinin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, davalının markalarının 556 sayılı KHK.’nın 7, 8, 35, 42. mad., M.K.’nun 2.mad., Paris Sözleşmesi’nin 1 mükerrer 6. mad. ve 6102 sayılı TTK.’nın 55 ve devamı mad. uyarınca hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, yabancılık teminatı itirazında bulunup, markalar arasında iltibas ve bağlantı bulunmadığını, farklı sınıflarda tescil edildiğini, davacının gerçek ve öncelikli hak sahibi olmadığını, davacının markasının tanınmış marka olmadığını, tescilin iyi niyetli olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markalarının esas unsurları ve yazılışlarının birebir aynı olduğu, yüksek ayırt ediciliğe sahip davacı markaları ile aynı olan ve tescilli bulundukları bir kısım mallar yönünden benzer mallarda tescilli bulunan 2008/19959 nolu markanın 14.sınıftaki “Saatler ve zaman ölçme cihazları, (kronometreler, metronomlar ve parçaları, saat kordonları dahil)” emtiaları yönünden, 2010/51697 nolu markanın tescil edildiği 09. sınıftaki “Birim zamandaki tüketim miktarını ölçen sayaçlar ve zaman ayarlayıcıların. Gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları” emtiaları yönünden davalıya ait markaların, ortalama tüketiciler tarafından davacı markası ile karıştırma ihtimalinin bulunduğu, davacı markasının tanınmışlığının tespit edilemediği ve kötü niyetli tescilin hükümsüzlük yönünden uygulama alanının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalıya ait TPE nezdinde 9. ve 14. sınıflarda tescilli bulunan 2008/19959 nolu “NEW BALANCE” ibareli markanın, tescil edildiği 14. sınıftaki “Saatler ve zaman ölçme cihazları, (kronometreler, metronomlar ve parçaları, saat kordonları dahil).” emtiaları yönünden, yine davalıya ait TPE nezdinde 9. sınıfta tescilli bulunan 2010/51697 nolu “NEW BALANCE” ibareli markanın, tescil edildiği 9. sınıftaki “Birim zamandaki tüketim miktarını ölçen sayaçlar ve zaman ayarlayıcıların. Gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları” emtiaları yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmişlerdir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davacı dava konusu 2008/19959 ve 2010/51697 sayılı markaların kötüniyetli olarak tescil olunduğu gerekçesiyle de hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir. HGK 16/07/2008 tarih 2008/11-501 Esas 2008/507 Karar sayılı kararı ve Dairemizin yerleşik uygulamaları itibariyle tescilde kötüniyet, 556 sayılı KHK’nın 35. maddesine göre bir itiraz sebebi olup, her ne kadar aynı KHK’nın 42. maddesi uyarınca bir hükümsüzlük nedeni olarak düzenlenmemiş ise de; TMK’nın 2. maddesi uyarınca hukuk düzeni kötüniyeti korumayacağından esasen genel ve temel kural niteliğindeki söz konusu TMK’nın 2. maddesinde düzenlenen bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasının korunmayacağına ilişkin hükmün marka hükümsüzlük davalarında da dikkate alınması gerekir. Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyetince, davacının Türkiye’de tescilli markalarının olması ve tescile itiraz olanağı bulunması nedeniyle kötüniyet iddiasına dayanamayacağına dair görüş açıklanmış ve mahkemece de bu görüşten hareketle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş ise de, az öncede açıklandığı üzere kötüniyet iddiasının her uyuşmazlığın somut özellikleri itibariyle dikkate alınması gerektiğinden, mahkemece davacının bu husustaki iddiası da değerlendirilmek suretiyle davalının marka tescilinde kötüniyetli olup olmadığı belirlenerek hükümsüzlük talebinin tartışılması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kısmen reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile ile kararın BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 02.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.