Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/1179 E. 2014/8051 K. 30.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1179
KARAR NO : 2014/8051
KARAR TARİHİ : 30.04.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/10/2013
NUMARASI : 2011/300-2013/245

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.10.2013 tarih ve 2011/300-2013/245 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı adına tescilli bulunan faydalı model belgesine konu “kilitli, içinde ürün saklanabilen anahtarlık” buluşunun 2005’ten beri kullandıkları kendi ürünleri karşısında yeni olmadığını ileri sürerek davalı adına tescilli olan faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istenmiştir
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının sunduğu delillerin dava konusu buluşun yeniliğini ortadan kaldırıcı mahiyette olmadığı, ancak mutlak yenilik kriteri gereğince bilirkişi kurulunun tespit ettiği üzere, davalıya ait buluşun çok uzun yıllardır kullanılan “fotoğraf taşınan kolye uçları” karşısında yeni olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporunda, davacı tarafça sunulan delillerin dava konusu faydalı modelin yeniliğini ortadan kaldıracak nitelikte olmadığı, ancak bilirkişi heyeti üyelerinin sektörel deneyimlerine göre bilinen ürünün varlığı karşısında söz konusu faydalı modelin yeni olmadığı mütala edilmiştir. 551 sayılı KHK’nın 156. maddesi uyarınca, faydalı model belgesi başvurusuna konu olan buluş başvuru tarihinden önce Türkiye içinde veya dünyada herkesin ulaşabileceği şekilde yazılı olarak veya bir başka yolla açıklanmış veya yöresel veya ülke çapında kullanılmış ise yeni değildir. Bu hususun tespiti aynı zamanda özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden mahkemece bilirkişi görüşüne başvurulması isabetlidir. Ayrıca, 551 sayılı KHK’nın anılan maddesi uyarınca mutlak yenilik koşulu kabul edildiğinden bu hususta bilirkişiler tarafından yapılan araştırma ile elde edilen dokümanların dahi incelemede esas alınması da isabetlidir. Ne var ki, bilirkişilerce karşılaştırmada dikkate alınan ve kendi araştırmaları sonucu elde edildiği bildirilen doküman ya da ürün örneklerinin de Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde raporda yer alması ve dosyaya sunulması gerekir. Bu itibarla, mahkemece denetime elverişli ve kıyaslamayı içeren özel ve teknik bir açıklama olmaksızın, soyut görüşlerine dayalı olarak hazırlanan bilirkişi raporuna itibar edilerek dava konusu faydalı model belgesine konu buluşun yeni olmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.