YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1580
KARAR NO : 2014/8060
KARAR TARİHİ : 30.04.2014
MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/11/2013
NUMARASI : 2012/545-2013/532
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 05/11/2013 tarih ve 2012/545-2013/532 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve fer’i müdahil TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava konusu meblağ 18.563 TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin hesap açtırmak için davalı bankanın Eskişehir Şubesi’ne gittiğinde davalı banka çalışanlarının yönlendirmesiyle 01.11.1999 tarihinde 6.809 TL’lik “O.S.” hesabı açtırdığını, 21.12.1999 tarihinde TMSF tarafından davalı bankaya el konulduğunu, banka yöneticilerinin dolandırıcılık suçundan cezalandırıldıklarını, müvekkilinin parasının ödemediğini ve psikolojisinin bozulduğunu, Y. S.O.S. Bank Ltd’nin aleyhine Eskişehir 3. İcra Müdürlüğü’nün 2008/12388 esas sayılı dosyasında yapılan icra takibinde aciz vesikası verildiğini, diğer bazı mağdurların Kıbrıs’ta açtıkları alacak davaları sonunda verilen kararların icra takibine konulması sonunda bankanın hiçbir mal varlığı bulunmadığından semeresiz kaldığının anlaşıldığını ileri sürerek, 6.809 TL alacağının ve 5.000 TL manevi tazminatın 01.11.1999 tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile Y.S. O. S. Bank Ltd’nin ayrı tüzel kişilikler olduğunu, müvekkili bankanın, davacının talebi doğrultusunda sadece havale talimatını gerçekleştirdiğini, aciz vesikasının müvekkili hakkında hüküm ifade etmediğini, O. S. Bankası hakkında verilmiş bir mahkeme kararı bulunmadığından müvekkilinin pasif taraf ehliyetinin bulunmadığını, haksız fiil iddiasına dayanan talebin zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Fer’i müdahil TMSF vekili, davanın reddini istemiştir.
Fer’i müdahil O.. K.. vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak, tüm dosya kapsamına göre, davacının, 26.07.1999 tarihinde 5.379,67 TL’lik vadeli mevduat hesabı açtırdığını, vade sonu olan 01.11.1999 tarihinde hesabın 6.809,63 TL olarak yenilendiğini, 21.12.1999 tarihinde Y. A.Ş’ye el konduğunu, hesap bizzat davacının istek ve iradesi ile açılmış ise de Y. A.Ş.’nin, Y.S. O.S. Bank Ltd.’nin paravan bir banka olduğunu bildiğini, buna rağmen bu banka adına mevduat toplayarak davacının zararına sebebiyet verdiğini, davalı banka yöneticilerinin aralarında davacının da bulunduğu mudileri dolandırdığının kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile sabit olduğu gerekçesiyle davanın alacak talebinin kabulü ile 6.809,00 TL alacağın 01.11.1999 tarihinden itibaren reeskont faizi ile tahsiline, davacının manevi tazminat talebinin ise yukarıda sözü edilen ceza mahkemesi kararında mudilerin, mevduatının bir kısmın garanti altında bulunduğu kamu ve özel bankalar ve bu arada Y. A.Ş.’de olduğu halde bu bankalarda işlem yapmayarak yüksek faizden tatlı kar amacı ile O.S. Şirketine yöneldiklerinin tespit edildiği, bu tespit karşısında davacının belli bir amaçla hareket ettiği, daha yüksek faiz için Devlet güvencesini gözardı ettiği, hatalı davrandığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve fer’i müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekili ve fer’i müdahil TMSF vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, davalı bankanın külli halefi olan Y. A.Ş’nin haksız fiiline dayalı olarak açılan tazminat davası olup davacı, davalı banka ile aralarında akdi ilişki bulunduğunu iddia etmeyip, Y. A.Ş. çalışanlarının yönlendirmesi ile parasının off shore hesabına gönderdiğini ve bu suretle haksız fiile maruz kaldığını iddia etmiş olduğundan o.s. hesap cüzdanına işlenen ve vade sonunda tahakkuk ettirilen faizli tutarı talep etme hakkı bulunmayıp, sadece off shore hesaba yatırdığı miktarı, yatırdığı tarihten itibaren talep gibi reeskont faizi ile tahsilini talep edebilir. Bu nedenle mahkemece aksi düşünce ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi davalı I.Bank A.Ş’ye karşı işbu davanın açılma nedeninin, bu banka tarafından devir alınan Y. A.Ş’nin işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın o. s.bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten Y. A.Ş’nin TMSF tarafından devir alındıktan sonra en son I. Bank A.Ş’ye devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken I. Bank A.Ş’ye devredilen Y. A.Ş’nin eylemlerinden dolayı açılan davada bu bankayı devir alan I. Bank A.Ş’nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde davalı Banka’nın harç ile sorumlu tutulması da doğru olmamış kararın bu nedenlerle davalı ve fer’i müdahil TMSF yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekili ve fer’i müdahil TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekili ve fer’i müdahil TMSF vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı ve fer’i müdahil TMSF yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 30/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.