Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/1495 E. 2014/8090 K. 30.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1495
KARAR NO : 2014/8090
KARAR TARİHİ : 30.04.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL 48. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/11/2013
NUMARASI : 2012/168-2013/207

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 48. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/11/2013 tarih ve 2012/168-2013/207 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve fer’i müdahil T.. T.. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı bankanın Denizli Şubesi’ne hesap açmaya giden müvekkillerinin, banka çalışanlarının yönlendirmesi ve güvenlik garantisi vermesi sebebiyle 11.10.1999 tarihinde 2.890,00 TL’lik “O.S.” hesabı açtırarak tasarruflarını bu hesapta değerlendirmeye başladığını, 21.12.1999 tarihinde T.. T.. tarafından el konulan davalı bankanın, verdiği taahhüt ve güvencelere rağmen müvekkilinin parasını ödemediğini, davalı bankanın, müvekkilinin zararından Borçlar Kanunu’nun 55 ve 100. maddeleri uyarınca sorumlu olduğunu, aslında O.S. Bankası’na havale edilmiş gibi gösterilen paranın davalı banka nezdinde kaldığını ileri sürerek, 2.890 TL alacağın 11.10.1999 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin pasif taraf ehliyetinin bulunmadığını, haksız fiil iddiasına dayanan talebin zamanaşımına uğradığını, davacının bilinçli şekilde yüksek faiz elde etmek için parasını havale ettiğinin açık olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Fer’i Müdahil ve İhbar Olunan vekilleri; ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, bankanın hakim ortağı ile off shore şirketinin sahibinin aynı şahıs olduğu, görünüşte o.s. şirketinin de banka gibi çalıştığı, paraların toplanarak fiilen bu şirketlerin hesaplarına aktarılmadığı, Y. Bank A.Ş’nin Merkez Şubesi’ndeki, O. S. Bankın hesabında aynen durduğu, paranın iadesinde davalı bankanın sorumluluğunun bulunduğu, ancak açılan hesabın davacı N.. S..’na ait vadeli hesap olup, diğer davacı ile bir ilgisinin olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 2.890,00 TL’nin 11.10.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve feri müdahil T.. T.. vekili temyiz etmişlerdir.
1-Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak; davalı banka nezdinde açılan dava konusu hesabın davacılardan N.. S..’na ait olduğu,söz konusu hesabın diğer davacı A.. S.. ile bir ilgisinin bulunmadığı yapılan yargılama sonucu tespit edilmiş olup,mahkemece de hükmün gerekçesinde bu hususa değinilmiştir. Bu durumda,karar başlığında her iki davacının da taraf olarak gösterilmesine rağmen,davacılardan A.. S..’nun aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gözetilmeksizin ,hüküm fıkrasında alacağın davacıya ödenmesine şeklinde infazda tereddüt uyandıracak biçimde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle re’sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekili ve fer’i müdahil T.. T.. vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın RE’SEN BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı I. Bank A.Ş. ve fer’i müdahil T.. T.. vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 30/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.