Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/5825 E. 2014/13126 K. 17.07.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5825
KARAR NO : 2014/13126
KARAR TARİHİ : 17.07.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL 52. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/12/2013
NUMARASI : 2012/12-2013/269

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 52. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.12.2013 tarih ve 2012/12-2013/269 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin …. RUNNER isimli gemiyi Cebelitarık’ta gerçekleştirilen resmi icra ihalesi ile her türlü takyidat rehin ve borçtan arındırılmış olarak satın aldığını, davalının yaptığı icra takibi nedeniyle geminin seferden men edilmesine karar verildiğini, TTK’nın 1245. maddesine göre geminin kamu otoritesi tarafından ihale yolu ile satılmış olması halinde gemi üzerindeki rehin haklarının kalkacağını ileri sürerek, davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin alacağının rehin hakkı tanıyan bir alacak olduğunu, davacının TTK’nın 1245. maddesindeki ilan şartını yerine getirmediğinden rehin hakkının sona ermediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Cebelitarık’ta gerçekleşen cebri satışın, cebri satışın gerçekleştiği yer hukukuna göre alıcıya tüm rehin ve yükümlülüklerden ari bir şekilde mülkiyeti geçirdiği, Cebelitarık hukukuna göre cebri satışta kanuni rehin hakkının da sona erdiği, 6762 sayılı TTK’nın 1245. maddenin Türk bayraklı gemilerde uygulanması gerektiği, davalının kanuni rehin hakkına dayalı taşınır rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapmasının yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere taraflar arasındaki ihtilaf yabancı bir geminin yurt dışında cebri icra yoluyla satılması halinde üzerinde bulunan kanuni rehin hakkının kalkıp kalkmadığı noktasında toplanmaktadır. Takip tarihi itibariyle davada eski Ticaret Kanunu uygulanacaktır. Bu Yasa’nın 5136 sayılı Kanun’un 6. maddesi ile değiştirilen 1245. maddesine göre “Geminin, 1- Yurt içinde cebri icra yoluyla, 2- Türkiye genelinde tirajı en yüksek beş gazete arasından iki ayrı gazetede üç gün ara ile iki kez ilanen tebligat yapılmak suretiyle gemi alacaklılarının satıştan haberdar edilmeleri kaydıyla yurt dışında cebri icra yoluyla satılması halinde kanuni rehin hakkı kalkar.” Gemi alacaklısı hakkının bahşettiği kanuni rehin hakkı, yasadan doğan, tescile tabi olmayan, geminin her zilyedine karşı ileri sürülebilen icrai bir hak olup doğumu, tanınması, kullanılması ve sukutu devletlerin hakimiyet hakları ile ilgili birer icra işlemleri olduğundan yapıldıkları ülke hukukuna tabidir. TTK’nın 1245/2. maddesinde öngörülen gemi alacaklılarının gemi üzerindeki rehin haklarının kalkması koşulları da oluşmamıştır. Esasen Dairemiz uygulaması da bu yöndedir. (Dairemizin 22/06/2007 tarih ve 2006/6647-9551 sayılı kararı)
Somut olayda; davalı alacaklı tarafından borçlu … Runner isimli gemi donatanına ve işletenine izafeten acentesı … Denizcilik Nakliyat ve Ticaret Ltd. Şti. hakkında rehinli takip yapılmış, borçlunun itiraz etmemesi nedeniyle takip kesinleşmiş bulunmaktadır. Ne var ki takip dayanağı olarak “… Runner gemisi için TTK’nın 1235/2 ve 6. maddeleri uyarınca doğan alacak” olarak belirtilmesine rağmen, icra takibine konu alacağın kaynağı ile ilgili herhangi bir belge eklenmemiştir. Açılan menfi tespit davasında tetkik merci kararında alacağın kanuni rehin hakkı veren bir alacak olup olmadığı değerlendirilmediğinden bu kararın davaya konu uyuşmazlıkta sonuca etkili olması mümkün değildir. Bu nedenle alacaklı davalıya takip dayanağı ile ilgili olarak belgelerini ibraz ettirmek ve bu belgelere göre alacağın kanuni rehin hakkı verip vermediği hususları araştırılmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.