Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/4044 E. 2014/10923 K. 09.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4044
KARAR NO : 2014/10923
KARAR TARİHİ : 09.06.2014

MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/10/2013
NUMARASI : 2013/113-2013/74

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/10/2013 tarih ve 2013/113-2013/74 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müdürlüğünü yaptığı dava dışı şirket tarafından müvekkiline keşide edilen çekin bankaya ibrazı sonucunda karşılığının çıkmadığını, bunun üzerine davalı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, borçlunun adresine hacze gidildiğinde söz konusu adresin borçlu şirket tarafından alacaklılarını zarara uğratmak maksadıyla ve kötüniyetli olarak sözde adres olarak gösterildiğinin anlaşıldığını, davalının borçlu şirketi kötü yönetmesi nedeniyle şirketin borçlarını ödeyemez hale geldiğini, TTK’nun 336. maddesi gereğince davalının sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek, 10.000 TL maddi zararın dava tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davalının icra takibinin tarafı olmadığı, takip konusu çekte kendisini borç altına sokacak herhangi bir imzasının bulunmadığı, takip borçlusunun ve çek keşidecisinin dava dışı T.. Tekstil Makine Day. Tük. Mal. Gıda. İnş. Nak. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. olduğu, iddia olunan zarar nedeniyle davalının sorumluluğunun TTK’nın 336. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle, davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı Yasa’nın 309. maddesi gereğince açılan sorumluluk davası olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, 6762 Sayılı TTK’nın 309. maddesi gereğince, şirketin 305, 306, 307 ve 308 inci maddelerde yazılı fiillerle ızrar edilmesi halinde, bundan, dolayısıyla zarar gören pay sahipleri ve şirket alacaklılarının dava hakları vardır. Davalının eylemleri nedeniyle davacı doğrudan doğruya zarara uğramış ise, hükmedilecek tazminatın kendisine verilmesini talep edebilir ise de, dolayısıyla zararlardan tahsil edilecek paranın şirkete verilmesini talep etmesi gerekir. Davacı, doğrudan zarara uğradığını iddia ederek bu davayı açmış ve tazminatın kendisine verilmesini talep etmiştir. Bu durumda, çekin keşidecisinin şirket olduğu, davalı aleyhine icra takibi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi doğru değildir. Bu itibarla, mahkemece, davalının ne gibi eylemlerle davacıyı zarara uğrattığı konusunda deliller toplanarak oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.