Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/13566 E. 2014/15010 K. 01.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13566
KARAR NO : 2014/15010
KARAR TARİHİ : 01.10.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/05/2013
NUMARASI : 2008/194-2013/108

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 10. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 21/05/2013 tarih ve 2008/194-2013/108 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı T.H.T. E.Bankası A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin yakını tarafından 06/03/2001 tarihinde Fransa’nın Strasburg kentinden davalı banka ile anlaşmalı çalışan banka kanalıyla 34.000.-FF havale çıkarıldığını, havale fişi doldurulurken alıcı adresi ve telefonunun doğru yazıldığını ancak sehven “S.” ismi yerine “S.” yazıldığını, anılan havalenin davalı bankanın Üsküdar Şubesi’ne 09/03/2001 cuma günü intikal ettiğini, 12/03/2001 günü müracaat edilmesine rağmen bankaca paranın başka bir şahsa ödendiği bildirilerek ödemeden imtina edildiğini, banka ve ödeme yapan görevlilerin tamamen kusurlu ve dikkatsiz davrandıklarını ileri sürerek dava tarihindeki kur üzerinden hesaplanan 5.525.-TL’nin bankaya intikal tarihi olan 09/03/2001 tarihinden itibaren yürütülecek faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiş; 18/05/2006 tarihli ıslah dilekçesinde davaya konu olan 34.000.-Fransız Frangı karşılığının Euro üzerinden ödenmesini istemiştir.
Davalı Emlak Bankası A.Ş. vekili; havale alıcısının isminin “S.” olarak geçtiğini, Fransa’dan havalenin yapıldığının ertesi günü S. A.’nın kayınbiraderi olduğunu söyleyen R. A. isimli şahsın havalenin gelip gelmediğini sorduğunu, sistemdeki telefon numaralarının havaleyi soran R.A.’ya ait olduğunun tespit edildiğini, sonrasında bankaya gelen ve isminin S.A. olduğunu söyleyen şahsın adına gelen havalenin kendisine ödenmesini istediğini, nüfus cüzdanının tetkiki ile fotokopisinin alınmasından sonra havalenin ödendiğini, ödemeden bir kaç gün sonra parayı havale eden kişinin havale alıcısının isminin yanlış yazıldığını ismin “S.” olması gerektiğini belirten yazı yazdığını, bu olayda bankanın herhangi bir kusuru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen 2011/154 esas sayılı dava dosyasında davacı vekili; müvekkili E. E.’in Emlak Bankası aracılığıyla alıcısı S.. A..’ya 34.000.-Fransız Frangı havale gönderdiğini adı geçenin isminin sonuna “N” harfi yazılmak suretiyle sehven Sunan olarak yazıldığını, bankaca yeterli araştırma yapılmadan 3. kişiye yapılan ödeme nedeniyle 34.000.-FF’nın davalı yandan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Z.. A.. vekili; müvekkili bankaya husumet düşmediğini, esas yönünden de davanın haksız olduğundan bahisle reddini istemiştir.
Davalı Tasfiye Halinde T.E.Bankası A.Ş. vekili; 5 yıllık zaman aşımının dolduğunu ve hataya da davacının sebep olduğunu, bankanın kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak; asıl ve birleşen dava bakımından zararın tek ve aynı, uyuşmazlığın ise BK 457 vd. maddelerinde düzenlenen havaleye dayalı olduğu, havale göndericisi banka havaleyi kabul ettikten sonra BK’nın 461. maddesine göre havaleden rücu edemeyeceğinden bankanın sorumlu tutulamayacağı, bilirkişi raporlarına göre bankanın %70 kusurlu olduğu ve bankanın ödeme borcunun havale alıcısına karşı olduğu gerekçesiyle, asıl dava yönünden davanın kabulü ile 3.628,29 Euro alacağın, 09/03/2001 tarihinden itibaren devlet bankalarının Euro ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz uygulanmak suretiyle ve T.C. Merkez Bankası’nın fiili ödeme günündeki Euro’nun efektif satış kuru karşılığı TL’nin davalı Tasfiye Halindeki T.Emlak Bankası A.Ş.’den tahsiline; birleşen dava yönünden aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, Ziraat Bankası hakkında verilen karar kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı Tasfiye Halinde Türkiye Emlak Bankası A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir
2- Asıl davada davacı vekili havale konusu 34.000 Fransız Frangının (FF) dava tarihindeki kur üzerinden TL karşılığı olan 5.525,00 TL’nın bankaya intikal tarihinden itibaren yürütülecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Bu durumda, davacının alacağını yabancı para birimi olan FF yada tedavüldeki başka bir yabancı para birimi olarak tahsilini talep etme imkanı olduğu halde dava tarihinde yürürlülükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu 83. maddesine göre tercih hakkını TL üzerinden tahsil istemi olarak kullandığına göre artık ıslah yoluyla bu tercihinin değiştirilmesi mümkün olamayacağından, hükümde alacağın TL karşılığına hükmedilmesi gerekirken ıslah talebinin kabulü ile alacağın Euro cinsinden tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.