YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4710
KARAR NO : 2014/16662
KARAR TARİHİ : 03.11.2014
MAHKEMESİ : YALOVA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/11/2013
NUMARASI : 2010/477-2013/497
Taraflar arasında görülen davada Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/11/2013 tarih ve 2010/477-2013/497 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasındaki kredi ilişkisine diğer davalıların da müşterek borçlu ve müteselsil kefil bulunduklarını, kredi teminatlarının satıldığını, bankanın bakiye alacağının 42.479,83 TL ana para, 36.704,96 TL işlemiş faiz, 1.835,25 TL BSMV olmak üzere 29/09/2010 tarihi itibariyle toplam 81.020,04 TL olduğunu, davadan sonra krediye işleyecek kredinin değişken faizi, fazin BSMV si ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, karşı davanın reddini savunmuştur.
Davalılar vekili, davacı bankaya olan borcun sona erdiğini savunarak davanın reddini istemiş, davacı bankanın basiretli bir tacir gibi davranmayarak ipotek tesis edilen gayrimenkulün hasarına istinaden …Sigorta A.Ş’den talep etmesi gerekn sigorta bedelini zamanında ve faiziyle talep etmediğini, müvekkilerinin 69.424,53 TL zararları doğduğunu ileri sürerek şimdilik 15.000,00 TL’nin davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah ile talebini 19.856,10 TL daha arttırmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca asıl borçlu G…A.Ş’nin kredi borcunu ödediği ve bakiye borcunun bulunmadığı, yine kefil olan diğer davalıların borçlarının bulunmadığı, karşı dava yönünden ise davacı-karşı davalının sigorta teminatının tahsili için …Sigorta A.Ş. ile gerekli yazışmaları yapmadığı, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’ndeki dosyada faiz talep etmeyerek zarara yol açtığı, kefil olan davalılar hakkında yargılama devam ederken yasalaşan 6215 sayılı kanun doğrultusunda davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle borcunu ödeyen davalı G… A.Ş. yönünden davanın reddine, kefil olan diğer davalılar yönünden davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına ve karşı davacılar tarafından açılan dava yönünden karşı davalı
Ziraat Bankası A.Ş’nin … Sigorta A.Ş’ye başvurmayarak ve İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2003/1429 esas sayılı dosyasında faiz talep etmeyerek karşı davacıları zarara uğrattığı 15.000.00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ıslaha konu olan bölüm bakımından 19.856.10 TL’nin ise ıslah harcının yatırıldığı 22/11/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte karşı davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı-karşı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Asıl dava, davacının alacak talebine ilişkindir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda asıl borçlu davalı G… Tarım ve Madencilik San. ve Tic. A.Ş. ve müşterek ve müteselsil borçlu kefiller diğer davalıların borca karşılık yapmış oldukları ödemelerin borcu ve fer’ilerini karşılamaya yeterli bulunduğu, davalıların bakiye borçlarının bulunmadığı belirtilmiş ise de, rapor denetime elverişli olmadığı gibi davacının rapora karşı yaptığı ciddi itirazlar da değerlendirilmemiştir. Ayrıca, dava dışı sigorta şirketinden talep edilen sigorta tazminatının tahsil edilip edilmediği yahut hangi miktarda tahsil edildiği de raporda açıklığa kavuşturulmamıştır. Bu itibarla, mahkemece eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru bulunmamış, esas davada davacı vekilinin temyiz itiralarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Karşı dava bakımından yapılan temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, karşı davalı Banka’nın İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 11.02.2009 tarih 2008/662 E 2009/27 K sayılı kararı ile kesinleşen dosyada, 24.11.2005 tarihli asli müdahillik talebini içerir dilekçe içerisinde “sigorta tazminatının temerrüt faizi ile birlikte ödenmesi” talebinde bulunduğu, bu anlamda haklarını takipte her hangi bir ihmalinin olmadığı anlaşılmış olmakla, mahkemece yukarıdaki özetten de anlaşılacağı gibi karşı davalı Banka’nın karşı davacıları zarara uğrattığı yönünde değerlendirme yapılması doğru olmamış, karşı davalı Banka vekilinin buna yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün karşı davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı-karşı davalı veklinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı-karşı davalı yararına BOZULMASINA, 03/11/2014 tarihihde oybirliğiyle karar verildi.