Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/6677 E. 2014/12459 K. 30.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6677
KARAR NO : 2014/12459
KARAR TARİHİ : 30.06.2014

MAHKEMESİ : ELMALI ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/03/2013
NUMARASI : 2011/95-2013/391

Taraflar arasında görülen davada Elmalı Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/03/2013 tarih ve 2011/95-2013/391 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait elma emtiasının Cizre’ye taşınmak üzere davalı tarafa teslim edildiğini, davalının sahibi bulunduğu tırın tek taraflı bir trafik kazası ile devrildiğini ve araçta bulunan tüm elma mahsulünün zayi olduğunu, davacı tarafından davalıya ait tıra muhtelif cinste toplam 1088 kasa elma yüklendiğini ileri sürerek, ıslahla birlikte toplam 19.703,20 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davada yetkili mahkemenin kendi yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, meydana gelen kazadan dolayı kendisinin sorumlu olmadığını, araçta meydana gelen teknik bir arızadan dolayı kazanın meydana geldiğini, meydana gelen olay nedeniyle yaşanan tüm gelişmelerden davacı tarafın haberinin olduğunu, davacının iddia ettiği kadar kasayı kendisine ait aracın almasının mümkün olmadığını, ayrıca kaza sonrasında olay yerine gelen davacının kasa içerisinde kalan yaklaşık 10 tona yakın sağlam elmayı toplamayı reddettiğini savunarak, usulden ve esastan davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı tarafından taşınan elmaların tek taraflı kaza sonucunda satılamayacak hale geldiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 19.703,20 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
1- Dava, taşınan emtianın zayi olması nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davalı süresi içerisinde verdiği cevap dilekçesinde, yetki ilk itirazında bulunarak yetkili mahkemenin kendi yerleşim yeri mahkemesi olan Oğuzeli Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu beyan etmiş olup, mahkemece, davacı ile davalının elmaların taşınması hususunda E.. İlçesi A.. Kasabası’nda anlaştıkları, taraflar arasındaki sözleşmenin yapıldığı yerin Elmalı olduğu ve bu nedenle sözleşmenin yapıldığı yer mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle yetki ilk itirazının reddine karar verilmiştir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK’nın 9’uncu maddesi, tersine bir yasa hükmü olmadıkça, her davanın, açıldığı tarihte davalının ikametgahının bulunduğu yer mahkemesinde görüleceğini hükme bağlamıştır. Aynı Yasanın 10’uncu maddesinde ise, sözleşmenin ifa edildiği veya davalı ya da vekilinin dava tarihinde orada bulunması kaydıyla, sözleşmenin yapıldığı yer mahkemesinde dahi dava açılabileceği belirtilmiştir. Yetki hususunda Türk Ticaret Kanunu’nda ayrı bir hüküm bulunmadığına göre HUMK’nun yetkiye ilişkin genel hükümleri uygulanacaktır. Bu hükme göre, genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesidir.
Somut olayda, davalının yerleşim yeri Gaziantep/Oğuzeli olduğundan, genel yetki kuralı uyarınca Oğuzeli Mahkemeleri yetkili olmakla birlikte, davacı taraf davayı Elmalı’da açmış, davalı yetki ilk itirazı ile kendi yerleşim yeri mahkemesi olan Oğuzeli Asliye Hukuk Mahkemesi’nin yetkili olduğundan bahisle yetki ilk itirazında bulunmuştur. Taraflar arasında yetki sözleşmesi bulunmadığı gibi dava tarihinde davalı veya vekili davanın açıldığı yerde bulunmadığından HUMK’nın 10’uncu maddesindeki özel yetki kuralının somut uyuşmazlığa tatbik edilmesi mümkün değildir.
Bu durumda, mahkemece, davalının yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu hususu dikkate alınarak yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken davanın esastan incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 30/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.