YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9244
KARAR NO : 2014/16679
KARAR TARİHİ : 03.11.2014
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY (KAPATILAN) 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/12/2013
NUMARASI : 2013/253-2013/161
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy (Kapatılan) 20. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/12/2013 tarih ve 2013/253-2013/161 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya verilen taşıma hizmeti ücretinin ödenmediğini, faturaya ve muavin defter alacağına dayanılarak 2.000,00 TL asıl alacak için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının yetkiye ve borca itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında en sonu 2011 yılında olmak üzere kurulmuş ticari ilişki bulunmaktaysa da bunlardan kaynaklanan tüm fatura karşılıklarının PTT Bank vasıtasıyla ve tediye makbuzu ile müvekkilince ödendiğini savunarak davanın reddini ve kötüniyet tazminatının tahsilini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında kurulan ticari ilişki kapsamında davacının davalıya taşıma hizmeti verdiği, davacı defterlerine göre takip tarihi itibari ile davacı alacağının 2.000,00 TL olduğu, davalının ticari defterlerine göre ise takip tarihi itibari ile davacı alacağının bulunmadığı, dolayısıyla taraf defterlerini birbirini teyit etmedikleri, defter ve belgeler arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafından davacıya yapılan 2.000,00 TL tutarlı ödemeye ilişkin dekontun davacı defterlerine işlenmemiş olmasından kaynaklandığı, bu 2.000,00 TL’lik ödemeyi gösteren dekontta davacının unvan ve imzasının bulunduğu, davacı tarafın işbu ödemeye ilişkin belgeye ise açık bir itirazının olmadığı, dolayısıyla bu belge ile yapılan ödemenin de kabul edilmesi gerektiği, o nedenle takip tarihi itibari ile davacı alacağının bulunmadığı, takibin haksız başlatıldığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine, Büyük Çekmece 2. İcra Müdürlüğü’nün 2012/1834 sayılı dosyası ile başlatılan takibin iptaline, alacak likit olduğundan alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, navlun bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup takibe dayanak yapılan faturaların her iki tarafın ticari defterlerine kaydedildiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık davalı tarafından düzenlenen 2.000 TL tutarındaki tediye makbuzunun davacı kayıtlarına alınmamasından kaynaklanmaktadır. Davalı, 28.10.2011 tarihli tediye makbuzunu ibraz ederek uyuşmazlık konusu olan borcun da ödendiğini savunmuş, davacı ise makbuzda gösterilen ödemenin müvekkiline ulaşmadığını iddia etmiştir. Davalı, ödeme savunmasında bulunduğuna göre ispat külfeti davalı üzerinde olup ibraz ettiği ödeme belgesinde davacıya atfen atılan imzanın davacıya ait olduğunu kanıtlamakla mükelleftir. Davacı, ödemeyi inkar ettiğine göre ödeme belgesindeki imzanın kime ait olduğu araştırılmak suretiyle sonucuna bir karar verilmesi gerekirken davacının bu belgeye açık bir itirazının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 03/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.