YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9318
KARAR NO : 2014/16842
KARAR TARİHİ : 05.11.2014
MAHKEMESİ : KDZ.EREĞLİ 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/02/2014
NUMARASI : 2013/137-2014/69
Taraflar arasında görülen davada 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/02/2014 tarih ve 2013/137-2014/69 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı nezdinde nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan emtianın yurt içi taşınması işinin davacının üstlendiğini, emtianın taşınma sırasında çalındığını, davacının çalınan emtia bedelini dava dışı sigortalıya ödediğini, davalının poliçe kapsamında davacıya, talebe rağmen, herhangi bir ödeme yapmadığını ileri sürerek 25.000 TL sigorta tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu emtianın yüklü olduğu aracın gerekli dikkat ve özen gösterilmeyerek D-655 karayolu üzerinde güvenli olmayan bir bölgeye park edildiğini, sürücünün kontak anahtarını kontağın üzerinde bırakarak kapı anahtarı ile kapıları kilitledikten sonra mola için aracı terkettiğini, döndüğünde aracın çalınmış olduğunu gördüğünü, bu nedenle davacı taşıyanın ihmal ve ağır kusurunun bulunduğunu, hasarın poliçeye göre teminat dışı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu emtiayı taşıyan araç şöförünün aracın kontak anahtarının üzerinde bırakarak sadece kapısını kilitlenmesi ağır ihmal olmasına rağmen, söz konusu aracın, araç camının kırılarak ve düz kontak yapılarak çalındığı anlaşıldığından, sürücünün ihmali ile aracın çalınma şekli arasında illiyet bağı olmadığı, bu bağlamda meydana gelen hasarın poliçe kapsamında olduğu, poliçe şartları gereği ödenmesi gereken hasarın poliçede yazılı teminat olan 25.000,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile anılan miktarın 03.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava,e dayalı tazminat istemine ilişkindir. Dava konusu poliçenin “Özel Koşullar” bölümünde yer alan 12. maddesinde sigortalının bizzat kendisinin ve/veya kanuni temsilcisinin ve/veya istihdam ettiği kişilerin hilesi, kastı veya ağır kusurunun sebep olduğu hasar ve ziyaların teminat harici olduğu düzenlenmiştir. Mahkemece, dava konusu emtiayı taşıyan araç sürücünün, aracı kontak anahtarı üzerinde bırakarak sadece kapılarının kilitlenmesi ağır kusur kabul edilmekle beraber hırsızlık
olayının, aracın kontak anahtarı kullanılmadan, düz kontak yapılmak suretiyle çalıştırılarak gerçekleştiği bu nedenle sürücünün ihmali ile aracın çalınma şekli arasında iliyet bağı olmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiştir. Ancak, mahkemece hükme esas alınan 03/11/2011 tarihli polis tutanağında araca dışarıdan bakıldığında, düz kontak yapıldığı belirtilmişse de, araç sahibi.. dava konusu hırsızlık olayı ile iligili Emniyet Müdürlüğü’nde verdiği 02/11/2011 tarihli ifadesinde, aracın 1 sene önce yine aynı güzergahta yüklü şekilde çalındığını belirttiği de gözönüne alındığında aracın, yüklü şekilde gece vakti D-655 kara yolunda kontak anahtarı da üzerinde bırakılarak, park edilmesi basiretli davranması gereken taşıyıcı yönünden ağır kusur teşkil eder. Bu itibarla, mahkemece, dava konusu zararın, poliçenin yukarıda belirtilen 12. maddesi gereğince teminat dışı olduğu nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.