YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9540
KARAR NO : 2014/16852
KARAR TARİHİ : 05.11.2014
MAHKEMESİ : ÇARŞAMBA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/04/2014
NUMARASI : 2013/376-2014/184
Taraflar arasında görülen davada Çarşamba 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/04/2014 tarih ve 2013/376-2014/184 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalı Banka’dan aldığı kredi kartından kaynaklanan borcu nedeniyle emekli maaşına bloke konulduğunu, davalı tarafından konulan blokenin 5510 Sayılı Yasa’nın 93. maddesine aykırı olduğunu ileri sürerek emekli maaşı üzerindeki blokenin kaldırılarak, maaşından yapılan kesintilerin iadesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında imzalanan kredi kartı sözleşmesi ile davacının davalı Banka’dan kullandığı kredinin teminatı olarak sözleşmenin 13. maddesi ile banka nezdinde bulunan tüm alacakları, mevduat ve bloke hesapları üzerinde hapis, mahsup ve takas etme yetkisini davalı Banka’ya tanıdığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davacının davalı Banka’dan aldığı kredi kartı borcu nedeniyle emekli maaşına konulan blokenin haksız olduğu iddiasına dayalı konulan blokenin kaldırılması ve bu suretle emekli maaşından yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
4822 sayılı Kanun’la değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 3/e maddesindeki tüketicinin, “mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi”, 3 (h) bendinde tüketici işleminin “mal veya hizmet piyasalarında tüketici ile satıcı-sağlayayıcı arasında yapılan her türlü hukuki işlemi” ifade edeceği, aynı yasanın ikinci maddesinde ise bu kanunun, birinci maddede belirtilen amaçlarla mal veya hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsayacağı belirtilmiştir.
Somut olayda uyuşmazlık bankacılık işleminden kaynaklanmakta, olup, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un uygulanmasını gerektirir bir husus yoktur. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese de, yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Bu itibarla, mahkemece, tüketici mahkemesi sıfatıyla karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 05/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.