Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/10544 E. 2014/15318 K. 09.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10544
KARAR NO : 2014/15318
KARAR TARİHİ : 09.10.2014

MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/03/2013
NUMARASI : 2011/342-2013/78

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/03/2013 tarih ve 2011/342-2013/78 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve davalı şirket ile davalı C.. T.. vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03.10.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. A.U. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin N.-C. isimli bilgisayar yazılımının eser sahibi olduğunu, müvekkiline gelen ihbarlar sonucu davalı şirkete ait işyerinde yapılan aramada, dava konusu yazılımın izinsiz olarak bilgisayara yüklendiği ve kullanılmakta olduğunun tespit edildiğini, davalı şirketin işi ve faaliyet alanı gereği söz konusu yazılımdan haksız kazanç elde ettiğini, diğer davalıların da şirketin yetkilileri olduklarını ileri sürerek, FSEK’in 68. maddesi uyarınca şimdilik 10.000 TL’nin faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 26.12.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 30.178,20 TL’ye yükseltmiştir.
Davalılar vekili, müvekkilleri gerçek kişilere husumet yöneltilemeyeceğini, söz konusu programın 1,5 yıllık süre içinde 3-4 kez açıldığının ceza dosyasında yapılan incelemede ortaya çıktığını, müvekkilleri gerçek kişilerin değil işyerinde çalışan kişilerce programın kullanılmış olabileceğini, FSEK’in 68. maddesinde sayılan ihlallerin gerçekleşmediğini, programın ticari amaçla bulundurulmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirkete ait işyerinde yapılan aramada, davacının hak sahibi olduğu ve eser niteliğinde bulunan N.C. isimli programın işyerindeki bir adet bilgisayara izinsiz olarak kurulduğunun tespit edildiği, böylece davacının çoğaltma hakkının ihlal edildiği, 2004 yılında oluşturulduğu anlaşılan programın tespit tarihinden üç ay önce bilgisayara yüklendiği, dava konusu bilgisayar programının ömür boyu lisans seçeneğinin yanı sıra 1 yıllık kiralama seçeneğinin de bulunduğu, yüklendiği tarihte altı yıllık yaşı bulunan ve henüz yükleme tarihinin üzerinden 3 ay geçmiş program için yıllık kiralama seçeneğine göre rayiç bedelinin hakkaniyetli görüldüğü, davalı şirketin işyeri sahibi, davalı C.. T..’nın da haksız fiil faili olması nedeniyle tespit edilen tazminattan sorumlu bulundukları, diğer davalının herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı C.. G.. hakkındaki davanın reddine, 5.698,86 TL’nin faizi ile birlikte diğer davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı şirket ile davalı C.. T.. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin, mümeyyiz davalılar vekilinin (3) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davacıya ait eserin davalı tarafça izinsiz kullanılması nedeniyle FSEK’nin 68. maddesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davacının çoğaltma hakkının ihlal edildiği kabul edilerek yıllık kiralama seçeneğine göre belirlenen rayiç bedelin 3 misli artırım takibini mahkemenin takdirinde olduğu belirtilerek takdiren üç katı telif tezminatına hükmedilmiştir.
5846 Sayılı FSEK 68/1.fıkrası uyarınca, eser üzerindeki hak sahibi “sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya emsal veya rayiç bedel itibariyle uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını isteyebilir. Anılan maddede geçen üç katına kadar artırım seçeneğini kullanım yetkisi davacıya ait olup, mahkeme seçilen talebi değiştiremez. Çünkü, 5846 Sayılı FSEK 68. maddesinin 07.06.1995 tarih ve 4110 Sayılı Kanun ile değişikliğinden sonraki metninde “mutat bedel” kavramı “rayiç bedel”, “%50 fazlasını isteyebilme” hakkı da “en çok üç katını isteyebilir” olarak değiştirilmiş ve söz konusu artırımın yapılabilmesini kusur şartına bağlayan 68.maddesinin (5). fıkrası da yürürlükten kaldırılmıştır. Böylece, mali hakların ihlali halinde eser sahibinin rayiç bedel üzerinden isteyebileceği artırım oranı mütecaviz aleyhine daha da ağırlaştırıldığı gibi bu artırımı kusur koşuluna bağlanması ve tarafların kusur oranlarına göre gerektiğinde % 50′ nin altında bir indirim yapmak konusunda hakime tanınan takdir hakkı ortadan kaldırılmşıtır. (Prof. Dr. Şafak N. Erel, Türk Fikir ve Sanat Hukuku Ankara 1998, s.299). Uyuşmazlık tarihinde yürürlükte olan 1995/4110 Sayılı Kanunla değişik 5846 Sayılı FSEK 68/1.fıkrasında düzenlenen bu durumda Kanun, rayiç telif ücretinin üç katını mütecavize ödeterek tecavüzün izlerinin tamamen silinmesini sağlamakta; ref’i gerçekleştirmektedir. (Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, Dördüncü Bası, İstanbul 2005, s.303) Bu suretle de, hak sahibini zararını ispat külfetinden kurtarmak ve böylece ispat edilemeyen zararın eser sahibinin sırtında kalmasına engel olmak amaçlanmış, “sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını talep edebilir” diyerek tazminat hesabına açıklık getirilmiştir. (HGK 20.03.2002 tarih 176/214 sayılı, HGK 02.04.2003 tarih 260/271 sayılı kararları). Bu durumda, her ne kadar karar gerekçesindeki 5846 sayılı FSEK’nın 68. maddesi uyarınca rayiç bedelin 3 misli arttırımı ile tahsil talebinin mahkemenin takdirinde olduğu görüşü yerinde değil ise de, mahkemece sonuçta talep edilen rayiç bedelin 3 katına hükmedildiğinden anılan hususun neticeye bir etkisinin olmaması nedeni ile bozma sebebi yapılmamıştır.
5846 sayılı FSEK’nin 68/1. fıkrasına göre, eserin maddede belirtilen şekilde izinsiz kullanımı halinde hak sahibi, sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin ya da bu kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilecektir. Somut olayda, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, rayiç bedel dikkate alındığında davacı tarafça 28.494,33 TL tazminat istenebileceği, yıllık lisans kiralama olması halinde ise bu miktarın 5.698,86 TL edeceği açıklanmış ve mahkemece de yıllık lisans kiralama bedeli esas alınarak hüküm kurulmuştur. Davacı tarafça, davalılar statüsündeki müşterilere söz konusu programın yıllık kiralama gibi bir yöntemle kullandırılmadığı ve bilirkişi raporunda belirtilen kiralama yönteminin istisnai olarak kanunla kurulmuş Lisanslı Harita Kadastro Büroları’na özel olarak uygulandığı ileri sürülmüş olmasına rağmen bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu durumda, mahkemece izinsiz olarak kullanıldığı kabul edilen eserin, FSEK’nin 68. maddesi uyarınca rayiç bedelin belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde yıllık kiralama bedelinin rayiç bedel olarak kabul edilip hükmolunan tazminata esas alınması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Kabule göre de; Davanın mümeyyiz davalılar yönünden kısmen, davalı Cüneyt yönünden ise tümden reddedilmiş olması ve mümeyyiz davalılar hakkındaki ret nedenlerinin farklı bulunması karşısında hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 3. maddesi uyarınca mümeyyiz davalılar lehine ayrıca nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tüm davalılar yönünden tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenle de mümeyyiz davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile mümeyyiz davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın taraflar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan C.. T.. ve şirketten alınarak davacıya verilmesine ve yine takdir olunan 1,100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı C. G.’e verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 09.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.