YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8596
KARAR NO : 2014/16857
KARAR TARİHİ : 05.11.2014
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY(KAPATILAN) 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/12/2013
NUMARASI : 2013/47-2013/137
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy(Kapatılan) 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/12/2013 tarih ve 2013/47-2013/137 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Münüse tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı… Holding A.Ş.’nin 03/10/1997 tarihinde diğer davalı M.A..tarafından kurulduğunu, daha sonra araba üretimi yapılacağı bahanesi ile … Holding A.Ş. grubu altında Fedaral Almanya Cumhuriyeti Frankfurt Ticaret Sicili’nin 4… tescil numaralı … İnternationel Marketing End Trading GMPH şirketinin Almanya ‘da kurularak para toplanmaya başlandığını ve bu şirketin … Gmbh olarak adlandırıldığını, bu şirketin topladığı paraların Liechtenstein mahreçli İnternational Marketing End Trading Ag (… Ag) şirketine aktarıldığını, adı geçen her iki şirkette uhdesinde bulunan toplanan paraların hiçbir ticari faaliyeti olmayan… Holding A.Ş.’ye aktarıldığını ve … Holding A.Ş.’nin de davalı M. A.. tarafından tek başına temsil edildiğini, müvekkilinden de 05/07/1999 tarihli tahsilat makbuzu adlı belge ve kar payı ortaklık sertifikası talep formu adlı belge düzenlenerek 50.000 Alman markının tahsil edildiğini, bu belge karşılığında 01/09/1999 tarihli 50.000 alman markı karşılığı ortaklık sözleşmesi adlı belgenin verildiğini, … Gmbh şirketi tarafından Almanya’ da toplanan paraların… Holding A.Ş.’ye aktarıldığını, davalı M. A..’ ün … Gmbh ve …AG şirketlerinin kurucusu ve tek imza yetkisi olarak bu şirketlerin ve diğer grup şirketlerin mal varlığının yine tek yetkilisi olduğu … Holding A.Ş. hesaplarına ve kendi hesaplarına aktarması nedeniyle davacının … Gmbh şirketine yatırmış olduğu parasını adı geçen şirketin ve …. Ag şirketinin iflas etmesi sebebiyle alamadığını belirterek fazlaya ilişkin talep haklarını saklı tutup 25.564,59 Euro (52.578,69 TL) nin 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesine göre işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacı ile müvekilleri arasında hiçbir ticari ve hukuki ilişkinin ve para alışverişinin bulunmadığını, davacıdan herhangi bir para alınmadığını, davacının dava dışı Almanya’daki şirkete sermaye koyarak ortak olduğunu, para konularak ortak olunan bu şirketin müvekilleri ile sadece ortaklık ilişkisinin mevcut olduğunu bu sebeple davanın öncelikle husumetten reddi gerekeceğini, ayrıca davacı tarafın davasının sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanması sebebiyle talebinin de zamanaşımına uğradığını, ayrıca davacının dava dışı şirkete para yatırıp yatırmadığının belli olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafın doğrudan davalılara 50.000 Alman Markı’nı vermediği gibi davalıların da söz konusu paranın ödenmesi hususunda davacıya yönelik olarak teminat veya benzeri bir taahhütlerinin bulunmadığı, davacının ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olan dava dışı … İnternational Marketing an Trading Ag ‘ye ortaklık payı olarak verdiği 50.000 Mark’ın davalılardan talep etmesi yönünde davalıların pasif husumet ehliyetlerinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davalıların tazmin yükümlüğü bulunduğu iddia olunan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili, sanıklar arasında davalı M.. A..’ün de bulunduğu Bakırköy 8.Ağır Ceza Mahkemesi’nde 2002/614 Esas numarası ile açılan davada adı geçen sanığın mahkûmiyetine karar verildiğini iddia ederek, ceza mahkemesi kararını dosyaya sunmuştur. Ayrıca Dairemize intikal eden emsal nitelikteki dosyalara da ceza davasında alınan bilirkişi raporu ibraz edilmiştir. Bakırköy 8.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2002/614 Esas, 2006/359 Karar sayılı dosyasında, “… Holding A.Ş.’ne ait hisselerin büyük kısmına… GmbH’nin sahip olduğu, … AG’nin de… GmbH’nin hisselerinin büyük kısmına sahip bulunduğu” tespitinden sonra “sanık M. A…’ün yurt dışındaki … GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu … Holding A.Ş.’ne sermaye taahhüdünü yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding A.Ş.’nce de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü F.A…ve S. D..’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, F.A..’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık F. A.. olduğu, … AG’nin tasfiye işleminin başladığı ve mahkemece iflasının kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık F. A…’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr payı şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık M.. A..’ün mahkumiyetine karar verildiği, ancak temyiz inceleme aşamasında olan kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
01.09.1999 tarihli “Ortaklık Sözleşmesi” ibareli belgeyle toplam 50.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı Jetpa International Marketing and Trading AG arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir ortaklık ilişkisi kurulmuştur. Dairemize intikal eden dosyalarda da adı geçen yabancı şirketin iflasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Akdi ilişki davacı ile dava dışı şirket arasında olup, davalı şirketin ortağı olan ve davacının ödeme yaptığı dava dışı şirketin borcundan dolayı doğrudan davalı şirkete ve bu şirketin yönetim kurulu başkanı olan diğer davalı gerçek kişiye dava açma hakkının bulunmadığı gerekçesiyle dava ret edilmişse de, anılan ceza mahkemesi dosyasındaki iddialar ile davacının akdi ilişki kurduğu şirkete müracaat etmesinin sonuçsuz kalacağının bilinebilecek olması durumunda, davacının doğrudan davalılar aleyhine dava açmasını kabul etmek gerekir.
Bu durumda mahkemece, BK’nun 53.maddesi gereğince ceza mahkemesi tarafından belirlenen maddi vakıaların hukuk hakimini bağlayacağı dikkate alınarak, ceza mahkemesi tarafından verilen kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak, kesinleşmesi halinde tespit edilen maddi vakıaların neler olduğunun belirlenmesi ceza mahkemesi kararının kesinleşmemesi halinde ise taraf vekillerine kanıtlarını sunması için süre verilerek, sunulacak kanıtlar ile ceza mahkemesi dosyasındaki tüm belgeler birlikte incelenmek ve gerektiğinde uzman kişilerden oluşan heyetten bilirkişi raporu alınarak, davacının uğradığını iddia ettiği zarardan davalıların sorumlu olup olmayacağının saptanması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.