YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12505
KARAR NO : 2014/13512
KARAR TARİHİ : 10.09.2014
MAHKEMESİ : … ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
… Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/12/2013 tarih ve 2013/105-2013/106 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz talep eden vekili, borçlu … Ltd. Şti’nin müvekkili bankadan kredi kullandığını, karşı taraf borçluların da müşterek borçlu müteselsil kefil olduklarını, borçlulara hesap kat ihtarnamesi gönderilmesine rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, alacak miktarının ipotekle temin edildiği gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir.
Talep, ticari kredi sözleşmesinden kaynaklanan ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İİK’nın 45. maddesi hükmüne göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. Ancak, rehnin tutarı borcu ödemeye yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoluyla takip edebilir. Kefillerin sorumluluğu BK’nın 586/1. maddesinde hükme bağlanmıştır. Anılan düzenlemeye göre kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. Somut olayda, asıl borçluya yönelik bir istem olmaması ve dosyaya ibraz edilen kredi sözleşmesinde kefil …’nun taşınmazının ipotek verildiğinin belirtilmesi karşısında, mahkemece resmi ipotek senedi ve akit tablosu getirtilerek ipoteğin asıl borçlunun borcunun temini için mi yoksa karşı taraf kefillerin kefaleti için mi verildiğinin tespiti ile sonucuna göre karar vermek gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz talep eden vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın ihtiyati haciz talep eden yararına BOZULMASINA, 10/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.