Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/11621 E. 2014/18705 K. 01.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11621
KARAR NO : 2014/18705
KARAR TARİHİ : 01.12.2014

MAHKEMESİ : BURSA 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/04/2014
NUMARASI : 2013/232-2014/115

Taraflar arasında görülen davada Bursa 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/04/2014 tarih ve 2013/232-2014/115 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Nilüfer Bursa Şubesi’nden Temmuz 2011 tarihinde yatırım hesabında değerlendirilmek üzere 200.000,00 TL para yatırdığını, ancak yatırım hesabındaki Temmuz ekstresinde hesap bakiyesinin 180.000,00 TL, Ağustos ayı ekstresinde 120.000,00 TL, Eylül ayı ekstresinde 102.000,00 TL ve 2011 yılı sonunda Aralık ayında bakiyenin 40.000,00 TL’ye düştüğünün bildirildiğini, davalı bankanın müvekkilinin rızası ve talimatı dışında yatırım hesabında hisse alımları yaparak zarara sebep olduğunu ileri sürerek, 160.000,00 TL yatırım hesabındaki paradan zararı ve 10.000,00 TL menfi zararından oluşan toplam 170.000,00 TL’nin en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının bankaya yatırdığı mevduatını hisse senedi piyasasında değerlendirmek üzere özel bankacılık personeli F.. M.. A..’a sözlü talimat verdiğini, hisse alım satımından doğan zararın davacının kendi iradesi ile olup, bankanın kendiliğinden davacı adına hareket etmediğini, bankanın sadece hisse alım satımına aracılık ettiğinden zarardan sorumluluğu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait hisse alım satım işlemlerini davalı banka çalışanı F.M.. A.. aracılığı ile yerine getirdiği, davalı banka çalışanının hisse alım satımlarında özensiz ve kusurlu davranışta bulunduğu, davalı bankanın davacıdan yazılı, sözlü veya telefon emri almadan hisse alım satımı yaparak SPK mevzuatına aykırı hareket ettiği, davalı bankanın davacıdan hisse alım satımı konusunda yazılı, sözlü ve telefon emrini kanıtlayamadığı, davalı bankanın ve banka çalışanının inisiyatifi ile alınan hisse senetlerinden dolayı davacının zarara uğradığı, taraflar arasında ayrıca olması gereken portföy sözleşmesinin bulunmadığı, zarar doğuran bankacılık işleminden dolayı davalı bankanın %80 oranında ağır kusurlu olduğu, davacının ise, %20 oranında hafif kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 125.459,46 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ait istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı bankanın aracılık ettiği hisse alım satımlarından kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı, davalı bankanın rızası ve talimatı dışında hisse alımları yaparak zarara uğradığını ileri sürmüş, davalı banka ise, davacının talimatı ile hisse alım satımı yapıldığını savunmuştur. Mahkemece yazılı gerekçeyle davalının %80 kusurlu olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında Yatırım Hizmetleri Çerçeve Sözleşmesi imzalanmış olup, davalı banka bu sözleşme gereği davacı adına hisse alım satımlarına aracılık etmiştir. Davacı, yatırım hesabında hızlı düşüş olduğunu, 2011 yılı Eylül ayı ekstresini aldıktan sonra banka çalışanı ile görüştüğünü, banka çalışanı tarafından kendisine ekstre gönderilmemesi yönünde talimat imzalatıldığını ileri sürmüştür. Yatırım hesabına ilişkin hisse alım satım hareketlerini gösteren 2011 yılı Eylül ayı ve öncesine ait ekstreler davacıya gönderilmiş olup, davacı bu hisse alımlarına ilişkin itirazda bulunmamıştır. Bu durumda mahkemece bu tarihe kadar yapılan hisse alım satımlarının davacı tarafından benimsendiği kabul edilerek, bu tarihten sonra yapılan alım satımlarda davalının taraflar arasındaki sözleşmeye ve ilgili mevzuata uygun davranıp davranmadığı, sözleşmeye uygun davranılmamış olması halinde, bankanın Eylül ayından sonra sorumluluğu bulunup bulunmadığı değerlendirilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kusur bölünmesi yapılarak karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.