YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9965
KARAR NO : 2014/17281
KARAR TARİHİ : 10.11.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL (KAPATILAN) 51. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/11/2013
NUMARASI : 2008/104-2013/268
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 51. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.11.2013 tarih ve 2008/104-2013/268 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, M/V Agneska Gemisi’nin 15.02.2008 tarihinde kusuruyla müvekkilinin donatanı olduğu M/V Coşkunlar 1 Gemisi’ne çarptığını, çatmadan dolayı müvekkili gemisinin hasar gördüğünü, tespit dosyası ile yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu ibraz edilen raporda çatma nedeniyle davalıların gemisinin 9/10 oranında kusurlu olup müvekkili gemisinin 11 gün ticari faaliyetine devam edemeyeceğinin belirtildiğini, raporda gösterilen hususlar ve fiilen yapılan harcamalar nedeniyle müvekkilinin 86.136 USD ve 1.500 TL zarara uğradığını/uğrayacağını ileri sürerek M/V Agneska Gemisi üzerinde, şimdilik ve 10/1 kusur düşüldükten sonra, 77.523 USD+1.350 TL alacak için, ana para, faizi, masrafları, navlunu ve faizlerini de kapsayacak şekilde kanuni rehin hakkının tespit ve tanınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … Gemi Acenteliği San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, haksız fiil sebebiyle izafeten dahi olsa gemi acentesine dava yöneltilemeyeceğini, husumetin doğru gösterilmediğini, ayrı bir dilekçe ile gemi acentesi olarak müvekkilinin davaya dahilinin usulüne uygun olmadığını, davacının kusuru ile çatmanın meydana geldiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı M/V Agneska Gemisi donatanını temsilen gemi kaptanı Sheverenko Sergiy vekili, husumetin doğru gösterilmediğini, çatmada kusurun davacıya ait gemide olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava tarihi ve davaya esas çatma olayının meydana geldiği tarihe göre ihtilafa mülga 6762 sayılı TTK hükümlerinin uygulanması gerektiği, davacının münferiden kanuni rehin hakkı tespiti ve tanınmasını talep ettiği, kanuni rehin hakkının hukuki niteliği itibariyle doğuşu, varlığı ve son bulmasının temin ettiği alacağa bağlı, fer’i nitelikte olduğu, alacağa bağlı fer’i nitelikte olan rehin hakkının alacaktan ayrı ve bağımsız olarak yargılama konusu yapılamayacağı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun gemi rehni ile temin edilen alacakların takibine dair 1377-1381. maddeleri kapsamında 1377. maddenin gerekçesinde gemi üzerinde doğmuş olan rehin haklarının alacaktan bağımsız olarak yargı ve icra yoluyla ileri sürülmesinin mümkün olup olmadığının tereddüt ve tartışmalara sebep olduğu ve bunun üzerine TTK’nın 1377/1. fıkra hükmünün bu tereddütleri gidermek için sevk olunduğunun belirtilmesi suretiyle esasen mülga 6762 sayılı TTK uygulaması yönünden de kanuni rehin hakkı tanınması talebinin alacaktan bağımsız olarak ileri sürülmesinin mümkün olmadığına açıklık getirildiği, davalı V.E.M.A. Shipping Co. Ltd. hakkındaki davanın atiye terk edildiği gerekçesiyle davanın davalı donatan yönünden dava şartı yokluğundan reddine, davalı V.E.M.A. hakkındaki davanın atiye terki sebebiyle bu davalı yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, gemi üzerine kanuni rehin hakkı tanınması istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davalı donatan yönünden dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmişse de, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nın 1236’ncı maddesi uyarınca gemi alacaklılarının gemi ve teferruatı üzerinde kanuni rehin hakkı bulunmakta olup bu hakkın tesisi tek başına talep edilebilir. Bu itibarla, mahkemenin 6762 sayılı TTK uyarınca da 6102 sayılı TTK’nın 1377’nci maddesi gibi asıl alacaktan bağımsız kanuni rehin hakkı istenemeyeceği yönündeki gerekçesi yerinde değildir. Mahkemece, işin esasına girilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 10.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.