Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/8482 E. 2014/13659 K. 12.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8482
KARAR NO : 2014/13659
KARAR TARİHİ : 12.09.2014

MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 8. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/02/2013
NUMARASI : 2010/216-2013/95

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 8. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.02.2013 tarih ve 2010/216-2013-95 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 04.09.2014 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalıların murisi Z.l T.’nun dava dışı Ö. İnş. Ltd. Şti.’nin ortağı olup müvekkilinin şirketten olan 250.000 USD alacağının ödenmesi konusunda müvekkili ile davalılar arasında 25.09.2009 tarihinde imzalanan protokolü davalıların müşterek müteselsil borçlu ve kefil sıfatıyla imzalamalarına rağmen protokol hükmünün yerine getirilmemesi nedeniyle başlatılan takibe davalıların haksız yere itiraz ettiklerini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinin borcu bulunmadığını, protokoldeki imzanın da sahte olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre dava dışı Ö. İnş. Ltd. Şti.’nin ortağı ve davalıların murisi Z. T.’nun ölümünden sonra miras yoluyla intikal eden tüm hisselerin diğer mirasçıların rızası ile davalı İ.. T.. adına tescil edildiği, takibe konu protokoldeki imzaların davalılara ait olduğunun yapılan imza incelemesi sonucu kesinlik kazandığı, dava konusu protokol davalıların söz konusu borçtan kefil olarak müştereken ve müteselsilen sorumlu olmayı kabul ettikleri beyanını içerse de protokolün 3. maddesi içeriğindeki “250.000 USD’den şirket ortakları mirasçılar, şahsi mal varlıklarıyla müştereken ve müteselsilen sorumlu olacaktır” ibaresindeki şirket ortağı mirasçı sıfatının sadece İ.. T..’nda birleştiği, diğer davalı M.. T.. şirket ortağı olmadığından protokolden M.. T..’nun sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davalı M.. T.. aleyhine açılan davanın reddine, davalı İ.. T.. aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasında imzalanan 25.09.2009 tarihli protokolden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava konusu protokolün 1 nolu bendinde, dava dışı Özmekan İnş. Ltd. Şti.’nin ortağı olan davalıların babası Z.T.’nun vefat etmesi nedeniyle davalılar ve dava dışı diğer iki mirasçısına kalan şirket hisselerinin tümünün davalı İ.. T.. adına tescil edildiği belirtilmiştir. Protokolün 3. maddesinde ise, dava konusu borcun sadece İ.. T..’ndan tahsil edileceği değil, “bu alacağın şirket varlığından ödeneceği, şirket ortakları, mirasçılar şahsi malvarlıkları ile müştereken ve müteselsilen sorumlu olacaklardır.” hükmü kararlaştırılmıştır. Bu durumda, söz konusu protokolün 1 ve 3 nolu bentleri birlikte gözetildiğinde; sözleşmeyi imzalayan davalı M.. T..’nun da sorumlu olacağının kabulü gerekir. Yargılama sırasında davalılarca söz konusu borçtan sorumlu olmak için hem şirket ortağı hem de mirasçı sıfatının birlikte bulunması gerektiği de savunulmadığı halde, mahkemece yazılı gerekçe ile davalı Mehmet yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi