YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11654
KARAR NO : 2014/18720
KARAR TARİHİ : 01.12.2014
MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/10/2013
NUMARASI : 2012/483-2013/579
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/10/2013 tarih ve 2012/483-2013/579 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, TEDAŞ ile müvekkili arasında 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi’nin imzalandığını, sözleşmenin 7.4. maddesine göre; Dağıtım Faaliyetinin TEDAŞ tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen her türlü iş ve işlemlerin bütün sorumluluğunun TEDAŞ’a ait olduğunu düzenlendiğini, aynı maddede, TEDAŞ tarafından yürütülmüş bulunan bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabının TEDAŞ olduğu, bu talepleri konu alan icra takibi ve davaların TEDAŞ tarafından yürütüleceği ve sonuçlandırılacağı, bu takip ve davalardan doğacak her türlü mali yükümlülüğün TEDAŞ tarafından karşılanacağının hüküm altına alındığını, sözleşmenin 7.6’ncı maddesi uyarınca sözleşmenin imza tarihinden önceki talepleri konu alan icra takibi ve davaların TEDAŞ tarafından yürütülüp sonuçlandırılacağı, bu takip ve davalardan doğacak her türlü mali yükümlülüğün TEDAŞ tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığını, İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinden önce istimlaksız el konulan taşınmaz için müvekkili aleyhine hükmedilen tazminatın 08.08.2008 tarihi itibariyle toplam 4.715,16 TL olarak hak sahibine ödendiğini, anılan sözleşmeler uyarınca bu bedelden davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek 4.715,16 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketteki kamu hisselerinin .. Enerji Dağıtım ve Perakende Satış Hizmetleri A.Ş’ye 31.08.2010 tarihinde imzalanan hisse satış sözleşmesi ile devredildiğini, bu sözleşmenin 9.3 ve 9.4 maddeleri uyarınca davacının müvekkilinden herhangi bir talepte bulunamayacağını, alacağın zaman aşımına uğradığını, devir aşamasında bilanço çalışmaları yapıldığını, davacı tarafından devire esas mizan kayıtları esas alınarak devre esas bilanço düzenlendiğini, bu suretle borç ve alacak işlemleri kesinleştirildiğinden ödenenden davacının sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; işletme hakkı devir sözleşmesinden önce istimlaksız el konulan taşınmaz ile ilgili tazminat davası açıldığı, davanın kabulüne karar verildiği, bu ilamın takibe konulduğu, 05.08.2008 tarihi itibariyle 4.714,16 TL ödemenin icra dosyasına yapıldığı, taraflar arasında aktedilen sözleşmenin 7.4. maddesine göre ödenenden davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.714,16 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir. Taraflar arasında düzenlenen 24.07.2006 tarihli sözleşme ile dört ilden oluşan elektrik dağıtım bölgesinde yer alan ve TEDAŞ uhdesinde bulunan dağıtım sistemi, dağıtım tesisleri ve dağıtım tesislerinin işletilmesi için zorunlu taşınır ve taşınmazların, mülkiyet hakkı saklı kalmak koşuluyla, işletme hakkı .. EDAŞ’a devredilmiş, sözleşmenin 7. maddesi ile dağıtım faaliyetinden kaynaklanan sorumluluğun dönemsel olarak paylaştırılması yoluna gidilmiştir. Anılan sözleşmenin 7.2 maddesi, “Dağıtım tesislerinin mülkiyetine ilişkin olarak, sözleşmenin imza tarihinden sonra ortaya çıkacak idari ve hukuki ihtilaflar şirket tarafından derhal TEDAŞ’a bildirilir. Söz konusu dağıtım tesislerinin mülkiyetine dair bu idari ve hukuki ihtilafların takip edilmesi, çözüme kavuşturulması ve bunlardan doğacak her türlü sorumluluk TEDAŞ’a aittir. Şirket, gecikmesinde tehlike olan durumlarda TEDAŞ’a bildirimde bulunmakla birlikte TEDAŞ adına ve/veya hesabına gerekli tedbirleri almak ve işlemleri yapmakla yükümlüdür. Şirket tarafından alınan tedbirler ve gerçekleştirilen işlemlere ilişkin masraflar belgelendirilmek ve makul olmak şartıyla TEDAŞ tarafından karşılanır.” hükmünü içermektedir.
Somut uyuşmazlıkta, dağıtım faaliyetinin davalı TEDAŞ tarafından gerçekleştirildiği dönemde yüksek gerilim hattı geçirilmek suretiyle kamulaştırmasız el atılan taşınmazın maliki tarafından, sözleşmenin imza tarihinden sonra davacı aleyhine tazminat davası açılmış, dava kabulle sonuçlanmış, yine davacı aleyhine icra takibine başlanılması üzerine taşınmaz malikine 4.715,16 TL ödeme yapılmıştır. Mahkemece, davalının bu meblağın tümünden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, sözleşmenin anılan 7.2 maddesindeki ihbar yükümlülüğünün yerine getirildiği iddia ve ispat olunmadığı gibi, mahkemece bu yükümlülüğe uyulmamasının sonuçları da değerlendirilmemiştir. Bu itibarla, mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılarak, davacı tarafından yapılan bu ödeme tazminat miktarı ile birlikte işlemiş faiz, yargılama gideri, vekalet ücreti, icra giderleri ve ilam sonrası işleyen faizi içermekte olup, davacının davalıya ne miktarda rücu edebileceğinin belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.