YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9756
KARAR NO : 2014/17217
KARAR TARİHİ : 10.11.2014
MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/03/2014
NUMARASI : 2013/180-2014/180
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/03/2014 tarih ve 2013/180-2014/180 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil şirkete sigortalı emtianın dava dışı şirket tarafından taşınması sırasında hasar gördüğünü, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, taşıyana karşı açılan davada yükleme ve üretim işini üstlenen davalının da kusurlu olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek 15.900.00 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre, davalının imalatçı firma olduğu, sözleşme gereği teknik şartlara uygun olarak imalatları gerçekleştirdiği, yükün sigortalı tarafından temin edilen araca tüm tedbirler alınmak suretiyle yüklenildiği, davalının herhangi bir yükleme hatasının bulunmadığı, hasarın meydana gelmesinde davalıya atfedilecek bir kusurun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava; taşıma sözleşmesinden kaynaklı rücuen alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece; yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de bozma sonrası alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli nitelikte görülmemiştir. Dosya içerisindeki belgelerden davacının aynı olay nedeniyle ve bu dava öncesinde Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/45 esas, 2009/301 karar sayılı dosyasında taşımayı yapan araç maliki, araç sürücüsü ve araç işleteni aleyhine rücuen alacak istemli dava açtığı, bu davada alınan bilirkişi raporunda hatalı yükleme ve istifleme sonucu oluşan hasar nedeniyle davalı taşıyıcıların %50, dava dışı gönderenin (bu davanın davalısı) % 50 oranında kusurlu olduklarının belirtildiği, mahkemece itibar edilen rapora istinaden araç işleteni yönünden davanın kabulüne karar verildiği, kararın Dairemizin 26.3.2012 tarih 2010/13716 esas, 2012/2618 karar sayılı ilamıyla onandığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar anılan dava dosyasının henüz kesinleşmediği ve her iki davanın taraflarının farklı olması nedeniyle bu dava yönünden kesin hüküm niteliğinde olamayacağı düşünülse de bu dava dosyası ve dosya kapsamında alınıp hükme dayanak yapılan bilirkişi raporlarının görülmekte olan dava yönünden kuvvetli delil mahiyetinde bulunacağı tabiidir.. Bu itibarla bahsi geçen dava dosyası getirtilip hasarın kesinleşip kesinleşmediği de tespit edilerek, dava konusu hasarın davalının sorumluluğundaki yükleme ve istiflemenin hatalı yapılmasından kaynaklandığı, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2008/45 esas, 2009/301 karar sayılı dava dosyasında toplanan delillerin ve alınan bilirkişi raporunun bu dava yönünden de kuvvetli delil teşkil ettiği hususları gözetilerek ek rapor ya da oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınıp sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.