YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8757
KARAR NO : 2014/17244
KARAR TARİHİ : 10.11.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL (KAPATILAN) ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/10/2013
NUMARASI : 2013/747-2013/367
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/10/2013 tarih ve 2013/747-2013/367 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 17 Aralık 2007 tarihinde yapılan 2005 ve 2006 faaliyet yıllarına ait olağan genel kurul toplantısına katılan hissedarlar hazirun cetveli incelendiğinde de görüleceği üzere müvekkili şirketin toplam hissenin %40’ına denk gelen nominal değeri 100.000 TL olan 100.000 adet hissenin sahibi olduğunu, müvekkili şirketin sahip olduğu söz konusu hisselerin anonim şirket hisse devri sözleşmesi hisse devir ve temlik senedine dayanılarak dava dışı F.Ö..’a devir ve temlik edildiğini, bu hisse devrine istinaden hisseleri iktisap eden .F. Ö..’ın edindiği hisselerin 22/10/2008 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan edildiğini, davalı şirketin hissedarlık durumu, şirketin 09/10/2008 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısına katılan hissedarların hazirun cetvelindeki halini aldığını, müvekkili şirketin ortağı olduğu dönemde davalı şirket adına yaptığı harcamaların kendisine ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik 466.030,97 TL alacağın 09/10/2008 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 6098 sayılı TBK’nın 147/4. maddesi gereğince dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, TBK’nın 147/4. maddesi kapsamında bir ortaklıkta, ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki her tür alacağa ilişkin davalarda 5 yıllık zaman aşımı süresinin uygulanması gerektiği, davacının açmış olduğu davada istem sonucu itibariyle genel bir şekilde 466.030,97 TL üzerinden ve 2008 yılında yapılan devirlere dayalı olarak davalı şirkete karşı dava açıldığı, ek dilekçesinde bu istem sonucuna ilişkin HMK’nın 121. maddesi kapsamındaki delilleri de sunmadığı ve bu nedenle mahkemece başlangıç tarihi itibariyle 2008 yılında yapılan devir sözleşmesinden doğan şekilde talepte bulunduğunun kabul edildiği, davalının yasal süresi içinde yaptığı zaman aşımı itirazının yerinde olduğu, zamanaşımını kesen herhangi bir nedenin de bulunmadığı gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davacının dava konusu ettiği alacak hisse devrine ilişkin değil ortaklık ilişkisinin bulunduğu dönemde davacının, davalı şirket ile arasındaki ticari ilişkiden doğan alacakların tazmini istemine ilişkindir. Bu durumda mahkemece, dava konusu edilen alacakların muaccel olduğu tarihler belirlendikten sonra davalının zaman aşımı def’inin buna göre değerlendirilmesi gerekirken, 2008 yılında yapılan hisse devrine dayalı olarak davalı şirkete karşı dava açıldığının kabulü ile yazılı şekilde karar tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 10.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.