YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14009
KARAR NO : 2014/15680
KARAR TARİHİ : 16.10.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL (KAPATILAN) 48. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/06/2013
NUMARASI : 2011/413-2013/133
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 48. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/06/2013 tarih ve 2011/413-2013/133 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14/10/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı şirket vekili Av. N.. I.. ve davalı A.T.A.Ş vekili Av. Z.E. Ç.dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin keşide ettiği çekin karşılıksız çıkması nedeniyle müvekkili tarafından banka hesapları üzerinde yapılan inceleme sonucu, şirketin davalı banka nezdindeki hesaplarından şirket yetkililerinin imzaları taklit edilerek, müvekkil şirket ile ilgisi bulunmayan üçüncü kişilere muhtelif tarihlerde EFT ve/veya havale yolu ile toplam 50.500 TL’nin aktarıldığının saptandığını, yapılan işlemlerden müvekkil şirket yetkililerinin haberdar olmadığını, bütün işlemlerin sahte imza ve talimatlar ile yapıldığını, geçersiz talimatlar ile yapılan işlemlerin müvekkil açısından herhangi bir bağlayıcılığının olmadığını, müvekkilinin uğradığı zararın tazmini amacıyla davalı bankaya ihtarda bulunulmasına rağmen davalı bankanın ihtarnameye cevap vermediğini ileri sürerek, müvekkilinin hesaplarından sahte imza ile çekilen 50.500,00 TL anapara ve işbu alacağın hesaptan çekilen her bir meblağ için temerrüt tarihine kadar reeskont, temerrüt tarihi olan 16.08.2011 tarihinden itibaren temerrüt faiz oranı üzerinden hesap edilen 15.240,49 TL faizi olmak üzere toplam 65.740,49 TL alacağın tahsil tarihine kadar hesap edilecek temerrüt faizi ile birlikte davalı bankadan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu işlemlerin ilkinin 12.09.2007 tarihinde, son işlemin ise 27.08.2010 tarihinde gerçekleşmesi nedeniyle davanın BK’nın 60. maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığını, davacının bilgisi dışında haksız işlemde bulunan şahsın davacı çalışanı Z.. K.. olup, davanın öncelikle bu şahsa ve onunla birlikte sahte işlemleri yapan E.. P..’ya karşı açılması gerektiğini, yapılan sahtecilik işlemlerinde ve bu işlemler sonucu paraların aktarılmasında müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını, davacı şirketin bankalar ile olan ilişkilerini muhasebecileri olan Z.. K.. aracılığı ile yürüttüğünü, bu şahsın davacı şirketi temsilinin teamül haline geldiğini, davacının çalışanını özenle seçme ve denetleme görevini yerine getirmemesinden doğan zarardan müvekkili bankanın sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini ve Z.. K.. ile E.. P..’ya ihbarını istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki akdi ilişki nedeniyle davalının, zamanaşımı ve husumete ilişkin savunmalarının yerinde görülmediği, davaya konu işlemleri yapan Z.. K..’ın davacı şirkette temsil yetkisinin bulunmadığı ve böyle bir teamülün de oluşmadığı, davalı bankanın gerekli güvenlik önlemlerini almaması ve özen yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle tamamen kusurlu olduğu, davacıya ait paranın davalı bankaya karşı gerçekleştirilen sahtecilik işlemi ile hesaplardan çekildiği, bu durumun davalı bankayı aldığı mevduatı iade etme yükümlüğünden kurtarmayacağı sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 50.500,00 TL asıl alacak, 14.650,32 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 65.150,32 TL’nin değişen oranlarda yürütülecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davacı şirket çalışanı tarafından oluşturulan sahte faks talimatlarına istinaden davacı şirketin davalı banka nezdindeki hesaplarından üçüncü kişiye yapılan para aktarımları nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.Davaya konu havale işlemleri sahte faks talimatlarına dayalı olarak yapıldığından davacının zarara uğradığı anlaşılmış ise de söz konusu zararın, davacının kendi çalışanının suç oluşturan eylemleri sonucu meydana gelmiş olması nedeniyle adam çalıştıran sıfatında olan davacının da çalıştırdığı kişiyi seçmede ve denetlemede üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmemek suretiyle özen yükümlülüğüne aykırı davrandığının kabulü gerekir.Bu durumda mahkemece, açıklanan özen yükümlülüğüne aykırı davranan davacının olaydaki müterafik kusurunun belirlenerek, buna göre davalı bankanın sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken anılan husus üzerinde durulmadan, yazılı şekilde davalı bankanın tam kusurlu olduğu kabul edilerek hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3-Kabul şekline göre de mahkemece, asıl alacak ile dava tarihine kadar işlemiş faiz toplanmak suretiyle bulunan miktara faiz yürütülmesine karar verilmek suretiyle işlemiş faize yeniden faiz yürütülmesi sonucunu doğuracak şekilde hüküm tesis edilerek, faize faiz yürütülmesi yasağına aykırı davranılması da yerinde olmayıp, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.