Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/9351 E. 2014/18769 K. 02.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9351
KARAR NO : 2014/18769
KARAR TARİHİ : 02.12.2014

MAHKEMESİ : BAKIRKÖY (KAPATILAN) 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/12/2013
NUMARASI : 2013/162-2013/156

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy (Kapatılan) 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/12/2013 tarih ve 2013/162-2013/156 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 11.11.2011 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantı çağrısının usulsüz olması ve toplantı akışının tamamının tutanaklara geçirilmemesi nedeniyle yok hükmünde olduğunu, alınan kararların kanun, ana sözleşme, afaki iyiniyet kurallarına aykırı bulunduğunu ileri sürerek, 11.11.2011 tarihli olağanüstü genel kurul kararlarının yoklukla malul olduğunun tespitine, alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmemesi halinde alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesiyle olağanüstü genel kurul toplantısında alınan ve imtiyazlı pay sahipleri kurulunca onaylanmayan ve imtiyazları ortadan kaldıran tescil ve ilanların iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, genel kurul çağrısının ana sözleşme hükümlerine uygun olduğunu, genel kurul toplantısında kabul edilen ana sözleşme değişikliğinin yasaya, ana sözleşmeye ve afaki iyi niyet kurallarına uygun olduğunu, müvekkili şirket kuruluş ana sözleşmesinde imtiyazlı pay düzenlenmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının toplantıya katılması nedeniyle TTK’nın 370. maddesinde belirtilen çağrısız genel kurul şartları oluştuğundan bu hususa dayanılarak iptal talebinde bulunulamayacağı, dava konusu genel kurul kararı ile şirket ana sözleşmesinin 6-7-8. maddelerinin değiştirildiği, şirket ana sözleşmesinin değiştirilmesiyle imtiyazlı pay sahiplerinin imtiyazları ortadan kalktığından imtiyazlı pay sahipleri genel kurulu yapılarak imtiyazların kaldırılması onaylanmadığı sürece imtiyazlı pay sahiplerinin imtiyazlarının kaldırılmasının mümkün olmadığı, sermaye artırımının iç kaynaklardan yapılmasıyla davacının ortaklık payının haksız şekilde indirildiği, genel kurul kararının 7. maddesi ile hisse devirlerinin hukuka aykırı olarak sınırlandırıldığı, imtiyazlı pay sahiplerinin yönetim kuruluna şirket ana sözleşmesinde belirtildiği şekilde yönetim kurulu üyesi belirlemeden doğrudan yönetim kurulu üyelerinin tamamının genel kurulca seçilmesinin şirket ana sözleşmesine aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile genel kurul toplantısında şirket ana sözleşmesinin 6-7 ve 8. maddelerinin değiştirilmesine ilişkin alınan kararların iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, anonim şirketlerde genel kurul kararlarının yasa, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, 6102 sayılı TTK’nın 446. maddesi gereğince toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu keyfiyeti zapta geçirmesi gerekmektedir. Oylama öncesi yapılan görüşme sırasında bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesi veya ret oyu kullanılması alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımamaktadır. Dairemizin yerleşmiş kararlarında da oylama öncesi peşin muhalefetin olmayacağı istikrarlı bir şekilde kabul edilmiştir.
Somut olayda, davacı gündemi belli olan genel kurul toplantısına ilişkin genel kurul kararının yokluğunu doğurmayacak sebepler ileri sürerek muhalefet ettiğini bildirir dilekçe sunmuş ise de, maddelerin görüşülmesi sonrası yapılan oylamada oy kullanmamıştır. Mahkemece, davacı vekilinin verdiği dilekçenin hükumet komiseri tarafından ticaret siciline teslim edilmesi nedeniyle davacınının dava açma hakkı bulunduğu kabul edilerek davanın esasına girilmişse de; davacı tarafın gündeme ilişkin muhalefet nedenlerini içerir dilekçe sunması, genel kurulda oylanan maddelere ret oyu kullanarak muhalefetini tutanağa geçirdiği sonucunu doğurmaz. Davacı taraf görüşülen maddelere ilişkin oy kullanmadığına göre dava açma hakkı bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece davanın esasına girilerek davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olmayıp, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 02/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.