YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10307
KARAR NO : 2014/18770
KARAR TARİHİ : 02.12.2014
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY (KAPATILAN) 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/03/2014
NUMARASI : 2013/63-2014/83
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy (Kapatılan) 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/03/2014 tarih ve 2013/63-2014/83 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi arafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkilinin yetkili acentesi olduğunu, davalının sözleşme hükümlerine aykırı hareket etmesi nedeniyle acentelik sözleşmesinin feshedildiğini, kısmi tahsilattan sonra müvekkilinin 207.954,27 TL alacağı bulunduğunu, alacağının tahsili için başlattığı takibe davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin acentelik sözleşmesi ve ek protokol uyarınca yükümlülüklerini yerine getirdiğini, feshin haksız olduğunu, müvekkilinin borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, takip tarihi itibari ile davacının 207.954,27 TL alacaklı olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin cari hesap ilişkisi ve sözleşmeye dayalı olması nedeni ile alacağın likit ve hesap edilebilir bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi nedeniyle davacının alacaklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak dosya kapsamından taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığı, tarafların açık hesap şeklinde çalıştıkları anlaşılmaktadır. Mahkemece benimsenen son bilirkişi raporunda davacının davalıdan olan alacağını farklı icra takipleri ile talep ettiği belirtilerek, icra takip dosya numaraları ve takip miktarları belirtilmiş ise de, bu icra takip dosyaları incelenerek takiplerin dayanakları, nedenleri, mükerrer tahsilata sebebiyet vermeyecek şekilde davacının takip tarihi itibariyle alacağı bulunup bulunmadığı tespit edilmemiştir. Yine, dosyada mevcut dava konusu 2010/20442E sayılı takip dosyası fotokopilerinde takip talep ve harç yatırma tarihi 15.09.2010 olmasına rağmen, dosyadaki tüm bilirkişi raporlarında hiç bir açıklama getirilmeden takip tarihinin 15.06.2010 olarak esas alınması da yerinde görülmemiştir. Bu durumda, aynı alacağa ilişkin tüm takip dosyaları getirtilip incelerek, davalının yaptığı ödemeler de dikkate alınarak, mükerrer tahsilata
sebebiyet vermeyecek şekilde takip tarihi itibariyle alacak borç durumunun tespiti için yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğinden, eksik araştırma ve incelemeye dayalı davanın kabulüne dair kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.