YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11335
KARAR NO : 2014/13764
KARAR TARİHİ : 15.09.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL (KAPATILAN) 32. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/12/2013
NUMARASI : 2013/157-2013/342
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 32. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/12/2013 tarih ve 2013/157-2013/342 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı şirketten acentelik sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için İstanbul 10.İcra Müdürlüğünün 2013/800 Esas sayılı dosyasında ipotekli icra takibi yaptığını, davalıların söz konusu icra takibine kısmen itiraz ederek takibi durdurduklarını, acentelik sözleşmesinin 21.maddesinde doğacak ihtilaflarda İstanbul mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olduğunun belirtildiğini, ileri sürerek, davalıların icra takibine vaki yetki ve borca itirazının iptali ile, takibin devamına, davalıların alacağın %40 ından az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, icra takibinin ve davanın yetkisiz yerde açıldığını, müvekkillerinin adresinin Gaziantep İli olduğunu, icra takibine konu ipotekli gayrimenkulün de aynı yerde bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davaya konu ipotekli taşınmazların Gaziantep ilinde olduğu, HMK’nın 12. maddesine göre taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin yetkisinin kesin yetki olduğu, bu durumda davaya bakmaya Gaziantep mahkemelerinin yetkili olduğu, HMK’nın 2 maddesinde dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığı haklarına ilişkin davalarla şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkemenin aksine bir düzenleme olmadıkça Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunun belirtildiği, dava ipoteğin paraya çevrilmesinden kaynaklandığından, anılan davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle, görevsizlik kararı verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK’nın 4. maddesine göre tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari davalardandır. Aynı Yasa’nın 5. maddesine göre de, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Davacı ile davalı arasındaki uyuşmazlık 6102 sayılı TTK’nın 102 ila 123. maddeleri arasında düzenlenen acentelik sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Bu itibarla, davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerekmesine karşın, yazılı gerekçeyle asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
2-Öte yandan; bir davada yetki itirazı olduğu zaman yetki itirazının görevli mahkemece değerlendirilmesi gerekir. Kabule göre, mahkemece görevsizlik kararı verildiği halde, davalının yetki itirazının kabul edilerek aynı zamanda yetkisizlik kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.