YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9241
KARAR NO : 2014/16199
KARAR TARİHİ : 22.10.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/03/2014
NUMARASI : 2012/332-2014/58
Hasımsız olarak görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/03/2014 tarih ve 2012/332-2014/58 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı şirket temsilcisi tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 19.292 TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanun’la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı şirket temsilcisi, şirketin faaliyetini sürdürdüğü işyerinin sahibi olan firmanın müdürü tarafından kapısının kilidi değiştirilerek işyerine girmelerinin engellendiğini, 07.11.2012 tarihinde şirket muhasebe elamanının ticari evraklarının dolaplarda bulunduğunu tespit ettiğini ancak, 09.11.2012 tarihinde polis nezaretinde işyerini açtırıp ticari dökümanlarını almak istediğinde faturalarının, irsaliyelerinin, 53 adet ticari dosyasının ve bilgisayar kayıtlarının işyeri sahibi firmanın müdürü ve adamları tarafından çalındığını gördüğünü, bu hususta şikayetçi de olduğunu ileri sürerek, hırsızlık olayı neticesinde 2010 ve 2011 yılı alış ve gider faturaları ile makbuzlarının, 2012 yılı 1-11. ay alış ve gider faturaları ile makbuzlarının, 2010 ve 2011 yılı yevmiye, kebir ve envanter defterlerinin, 807884 seri numarasına kadar olan kesilmiş faturaları ile 807885 ve sonrası boş faturaları ile irsaliyeleri hakkında zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece iddia, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, vergi dairesine, faturaları basan matbaaya ve noterliğe yazılan yazılara verilen cevaplarda firmanın SGK prim borcunun bulunduğu, 2010-2011 yılı defterlerinin tasdik edildiğinin bildirildiği, bu durum karşısında davacının 2010-2011 yevmiye, envanter ve kebir defterlerinin kaybolduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, TTK’nın 68. maddesi uyarınca zayii nedeniyle iptallerine, diğer taleplerinin belgelenememesi nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı şirket temsilcisi temyiz etmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK’nın 82/7 maddesine dayalı olarak açılan zayi belgesi verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, TTK’nın 82/7 madde ve fıkrasında hırsızlık hali de zayi belgesi düzenlenmesine ilişkin talep sebepleri arasında bulunmaktadır. Dosya kapsamı itibariyle davacı tarafın hırsızlık iddiasına ilişkin olarak kamu davası açıldığı anlaşıldığına göre, anılan ceza dosyasının işbu davaya etkisi değerlendirilmeksizin eksik incelemeye dayalı olarak yazılı gerekçe ile davanın kısmen reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı şirket temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacı şirkete iadesine, 22/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.