YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11723
KARAR NO : 2014/19090
KARAR TARİHİ : 05.12.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL (KAPATILAN) 30. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/02/2014
NUMARASI : 2012/189-2014/30
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 30. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.02.2014 tarih ve 2012/189-2014/30 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Türk Ticaret Bankası Fethiye Şubesi’nde 3 ayrı vadeli hesap açtırdığını, müvekkilinin hasta ve yaşlı olması nedeniyle uzun süre bankaya gidip gelmediğini ancak Türk Ticaret Bankasının tasfiyesiyle birlikte Birleşik Fon Bankası’na devredildiğini müvekkilinin parasının miktarını öğrenmek istediğinde hesaplardaki paraların vadeye bağlanmadığını, hesaplara faiz yürütülmediğini öğrendiğini ileri sürerek, paranın hesaplanarak davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline husumet düşmediğini zira 12/03/2004 tarihi itibariyle tasfiye halindeki Türk Ticaret Bankası ve 12/03/2004 tarihi itibariyle tasfiye halindeki Türk Ticaret Bankası A.Ş. nezdindeki mevcut ayni ve nakdi mevduat ile cari hesap bakiyeleri karar gereği BFB A.Ş. TMSF kararı kapsamında yediemin sıfatı ile bankaya devredildiğini söz konusu faiz talebinin hesapların müvekkili bankaya devir tarihine kadar olan kısım bakımından davanın Tasfiye halinde Türk Ticaret Bankası A.Ş.’ye karşı açılması gerektiğini, BFB mevduata faiz uygulanmasının kaldırıldığını dava konusu hesabın yediemin sıfatı ile bankaya devrettiğini davacının dava konusu hesaplarda hak sahibi olduğunu kanıtlaması gerektiğini hak sahipliğini kanıtlamadığından davacıya ödeme yapılamadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından, davacı vekilinin dilekçesinde HMK 124. maddesi gereğince usul ekonomisi ilkesi de göz önüne alınarak taraf değişikliği talebinde bulunduğu ve Tasfiye Halindeki Türk Ticaret Bankasının davaya dahil edilmesini talep ettiği, davacı tüm özeni göstermiş olsaydı ve tüm araştırmaları yapmış olsa idi davada doğru tarafı gösterecek idiyse ortada bir yanılmadan bahsetme imkanı olmayacağı, yanılmanın diğer tarafın davranışı ve işlemlerinden hukuki ilişkinin karmaşıklığından kaynaklanmadığı, davacı vekilinin davada Türk Ticaret Bankasını taraf olarak göstermesi gerekirken tamamen farklı bir tüzel kişiliğe sahip BFB’yi taraf gösterdiği, BFB nin taraf gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayalı olmadığı gibi tarafın yanlış gösterilmesinin dürüstlük kuralına da uygun olmadığı, küçük bir tetkikle hatta bir araştırmaya ihtiyaç olmadan davalının paranın yatırıldığı
Tasfiye halinde Türk Ticaret Bankası’nın olduğunun anlaşılacağı, sonradan Türk Ticaret Bankasının davaya dahil edilmesinin Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına da uygun düşmediği, yanlış kişiye karşı davanın açıldığı anlaşılmakla davanın pasif husumet-sıfat yokluğundan reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle, davalı hakkında açılan davanın pasif husumet ve sıfat yokluğundan reddine, davacının tasfiye halinde Türk Ticaret Bankası A.Ş. açısından muhtariyetine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir.
1– Dava, Tasfiye Halinde Türk Ticaret Bankası nezdinde açılan hesapta bulunan paranın faizi istemine ilişkindir.
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde, Tasfiye Halinde Türk Ticaret Bankası’nı temsilen Birleşik Fon Bankası’nın davalı olarak gösterildiği, yargılama sırasında davacı vekili tarafından verilen dilekçe ile taraf değişikliği isteminde bulunulduğu, esasen dosya kapsamı itibari ile davacı tarafın amacının Tasfiye Halinde Türk Ticaret Bankası’nı davalı olarak göstermek olduğu ancak adı geçen bankanın Birleşik Fon Bankası’na devredildiği inancı ile Türk Ticaret Bankası’nı temsilen Birleşik Fon Bankası’na temsilci sıfatıyla davanın yönetildiği anlaşılmaktadır. Bu hali ile davacı tarafın temsilcide hatası söz konusu olup, mahkemece davanın Tasfiye Halinde Türk Ticaret Bankası’na karşı görülüp sonuçlandırılması gerekirken, yazılı gerekçe ile husumetten ret kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2– Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 05.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.