YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5713
KARAR NO : 2014/12040
KARAR TARİHİ : 24.06.2014
MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/12/2012
NUMARASI : 2009/312-2012/202
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/12/2012 tarih ve 2009/312-2012/202 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24/06/2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. E.. A.. A.. ile davalılar vekili Av. N.. Y.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, H..’ın yapımını üstlendiği elektrik üretim santrallerinin internet üzerinden Bakım Yönetim Sistemi yazılım programının kurulması projesini davalı şirketin alt yüklenici olarak üstlendiğini, müvekkilinin de bu yazılım programının hazırlanması için 19.11.2007 tarihinde davalı şirketin yöneticisi davalı Oktay ile sonrasında ise 23.11.2008 tarihinde davalı şirket ile sözleşme yaptığını, projenin test aşamasına kadar hazırlandığını, davalı şirketin 07.12.2009 tarihinde müvekkili ile olan iş akdinin feshedildiğini, davalı şirketin iş akdini feshetmesinin haksız ve kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin fikir sahibi olduğu ve bitirme aşamasına getirdiği yazılım programının davalılar tarafından değiştirilerek kendi adlarına piyasaya sunulduğunu, bu durumun müvekkilinin eser sahipliğinden doğan haklarının ihlali olduğunu ileri sürerek, davalıların müvekkiline ait esere tecavüzlerinin durdurulmasını, FSEK’in 68. maddesi hükmü gereğince 174.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL yoksun kalınan kazanç kaybı ile 50.000,00 TL manevi tazminat ve 1.000,00 USD cezai şartın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının müvekkili şirketin çalışanı olduğunu, E.. Üretim A.Ş. tarafından H..’dan alımı yapılacak 3 tane elektrik santralinde kullanılacak Bakım Yönetim Sistemi Projesi işinin tasarım, yazılım ve alt yapı kurulum işinin müvekkili tarafından alt yüklenici olarak üstlenildiğini, davacının bu iş için proje müdürü olarak görevlendirildiğini, ancak görev sorumluluklarını yerine getirmediğini, müvekkil şirketin güvenini sarsıcı tutum ve davranışlar sergilediğini, bu nedenle iş akdinin feshedildiğini, davacı ile müvekkili Oktay İnce arasında yapılan 19.11.2007 tarihli sözleşmenin müvekkili şirketi bağlamadığını, müvekkili şirketin o sözleşmenin tarafı olmadığını, müvekkili O.. İ.. ile davacının TAI’de birlikte çalıştıklarını, davaya konu Bakım Yönetim Sistemi’nin büyük bir ekip ile hayata geçirildiğini, büyük bir proje olan bu sistemi davacının tek başına yapmasının mümkün olmadığını, anılan proje üzerinde davacının eser sahibi olmadığını, davacı tarafından müvekkili O.. İ..’ye devredilen herhangi bir fikri ve mali hakkın bulunmadığını ve taraflar arasında imzalanan 19.11 2007 tarihli sözleşme kapsamında piyasaya sunulmuş herhangi bir ürünün de söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının iddiasının bilgisayar yazılımın kendisine ait olduğuna yönelik olmadığı, bilakis yazılımın kodlanmasında yol gösterdiği, davaya konu Bakım Yönetim Sisteminde kullanılan analiz ve tasarım fazına ilişkin davacıya ait fikrin ve tecrübenin kullanıldığının iddia edildiği, FSEK kapsamında bilgisayar programının her hangi bir öğesine temel oluşturan düşünce ve ilkelerin eser sayılmadığı, bu nedenle dava konusu HAVELSAN ile EÜAŞ arasında imzalanan Bakım Yönetim Sistemi Yazılımı ve Hizmet Alımı işinde davacının FSEK kapsamında eser sahibi olmadığı, mali hakları kullanma yetkisi münhasıran eser sahibine ait olduğu; aralarındaki özel sözleşmeden veya işin mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça, memur, hizmetli ve işçilerin işlerini görürken meydana getirdikleri eserler üzerindeki haklar bunları çalıştıran veya tayin edenlerce kullanılacağı, davacı ile davalı Oktay arasında düzenlenen sözleşmeye göre davacı tarafından davalı Oktay’a her hangi bir fikri hakkın devredilmediği, ana projenin TAİ’de oluşturulduğu ve bu programa ilişkin hakların TAI tarafından kullanılabileceği, davacının programın oluşturulmasından önceki analiz ve tasarım aşamasında yol gösterici rolünün bulunmasının FSEK kapsamında eser niteliğine haiz olmadığı, davacının iş sözleşmesi kapsamında hakkı olabileceği, buna ait davanın İş Mahkemesinde devam ettiği, davacının iddiasına dayanak olan 19.11.2007 tarihli sözleşmede davalı şirketin taraf olmadığı gerekçesiyle, davalı şirket yönünden husumet yokluğundan, diğer davalı yönünden ise esastan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davacının hak sahibi olduğunu iddia ettiği bilgisayar programının davalılar tarafından izinsiz olarak piyasaya sürüldüğü iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacı vekilince Bakım Yönetim Sistemi adlı yazılım programının müvekkili tarafından davalıların istemi ile hazırlandığını, ancak davalıların sözleşmeye aykırı olarak anılan programı değiştirerek piyasaya sürdüklerini iddia etmiş, davalılar ise yazılım programının davacıya ait olmadığını, TAİ tarafından üretilen bir program olduğunu savunmuş, mahkemece, davaya konu programın ekip çalışması ile birlikte hazırlandığı, davacının birlikte çalışarak bilgisayar programının meydana getirilmesindeki faaliyetinin fikri katkıdan ibaret olduğu, bunun da davacıya eser sahipliği hakkı vermeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyetinden Prof. A.. Ç.. ve Prof Ç.. E.. tarafından “davacının anılan bilgisayar programının 8 fazını hazırladığı, davaya konu programın eser sahibinin davacı ile davalı Oktay olduğu, ancak davacının fikri emeğinin daha fazla olması nedeniyle eser üzerinde 2/3 oranında hak sahibi olduğu” belirtilmiş, ayrık görüşte olan Y.. Ç. ise, davacının yazılımın kodlamasında yol gösterdiğini, analiz ve tasarım fazına ilişkin fikrinin ve tecrübesinin programın hazırlanışında kullanıldığını iddia etmesi nedeniyle programın her hangi bir öğesinin oluşturulmasının eser niteliğinde olmadığı ve buna göre de davacının program üzerinde eser sahipliği hakkının bulunmadığını belirtmiştir.
5846 sayılı FSEK’in 2/1. maddesinde “herhangi bir şekilde dil ve yazı ile ifade olunan eserler ve her biçim altında ifade edilen bilgisayar programları ve bir sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık tasarımlarının” da eser olarak korunacağı düzenlenmiş olup, bilirkişi heyetince davacının davaya konu bilgisayar programının 8 fazını hazırladığı ifade edilmiş ise de bu aşamaya kadarki faaliyetinin FSEK’in 2/1. maddesi kapsamında korunması gereken hazırlık tasarımı niteliğinde olup olmadığı noktasında görüş beyan edilmemiştir.
Bu itibarla, dava konusu hususun özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeniyle mahkemece konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak davacının anılan program üzerindeki çalışmalarının ne boyutta olduğu, programa katkılarının FSEK’in 2/1. maddesi kapsamında kalıp kalmadığı veya anılan Yasanın 10/3. maddesi kapsamında bir teknik hizmet veya teferruata ait yardım olup olmadığı hususunda görüş alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 no’lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 no’lu bentte açıklanan nedenleler temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.