Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/5225 E. 2014/11995 K. 24.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5225
KARAR NO : 2014/11995
KARAR TARİHİ : 24.06.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/10/2012
NUMARASI : 2010/706-2012/211

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17/10/2012 tarih ve 2010/706-2012/211 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl ve birleşen davada davalılar vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24/06/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl ve birleşen davalarda davalılardan B.. Yayıncılık vekili Av. Z.. H.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, davalı B.. Yayıncılık ve Tic. A.Ş’nin “Otel ve Tatil Rehberi 2006” isimli basılı katalog ile “www.t…gen.tr” isimli web sitesinin, diğer davalı şirketin ise “H.. G.. 2006” isimli basılı katalog ile “www.h…com.tr” isimli w.. sitesinin yayımcısı olduğunu, 2634 sayılı Turizm Teşvik Kanunu’nun 30. maddesine göre otellerin hizmet ve kaliteleri, standartları hakkında inceleme, denetleme ve bu işlemler sonucunda işletmeleri yıldızlama ve belgelendirmeye münhasıran Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkili olduğu halde, davalı şirketlerin belirtilen tanıtım vasıtalarında bazı otellerin aslında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yıldızlama yapılmamış olmasına rağmen yıldızlı oteller statüsünde ve aynı şekilde özel sınıf belgesi verilmemiş otellerin de özel belgeli (S) sınıf otel olarak tanıtıldığını, bu durumun haksız rekabet hükümlerine aykırı olduğunu, davalı şirketlerin hukuka aykırı yayım ve tanıtımlarından müvekkili şirketlerin mağdur edildiğini, müvekkili şirketlerin rakipleri olan ve kanuna aykırı tanıtımdan istifade eden oteller ile yüksek yayın-reklam bedellerinden dolayı da davalı şirketlerin haksız kazanç elde ettiğini ileri sürerek, davalıların yayın ve tanıtımlarının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespit ve men’ine, şimdilik 5.000 YTL maddi, 5.000 YTL manevi tazminatın davalılardan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davada da asıl davadaki gerekçelerle, davalıların 2007 yılına ilişkin yayın ve tanıtımlarının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespit ve men’ine, şimdilik 10.000 YTL maddi tazminatın davalılardan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini istemiştir.
Asıl ve birleşen davada davalılar vekilleri, davalı şirketlerin tesis yetkililerinden gelen bilgi ve görsel malzemeyi derleyip tasnif ederek rehbere dahil ettiğini, rehberde yer almak isteyen otellerin küçük bir katılım payı ödediklerini, bilgilerin içeriğinden tesis sahibi kuruluşların sorumlu olduğunu, davalılar eyleminin haksız rekabet olmadığını savunarak, asıl ve birleşen davanın reddini istemişlerdir.
Asıl davada mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davalıların eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunun sabit olduğu, asıl dava bakımından bu yönde verilen kararın kesinleştiği, ancak kâr mahrumiyetinin belirlenmesinin mümkün olmadığı, davacının tanıtım faaliyetleri için 8.116,85 TL harcamasının maddi tazminat kapsamında değerlendirildiği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davada davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece asıl davada uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davalılar vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Asıl dava, haksız rekabetin tespiti ve men’i, maddi ve manevi tazminatın tahsili ile hükmün ilanı, birleşen dava ise, haksız rekabetin tespiti ve men’i, maddi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece asıl davada yapılan yargılama sonucunda, davalıların eylemlerinin TTK’nın 57/3. maddesine göre haksız rekabet olduğunun tespit ve men’ine, koşulları bulunmayan maddi-manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiş, kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 14.01.2010 tarihli kararıyla,özetle davalıların tüm, davacının ise diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak TTK’nın 58. maddesi hükmü gereğince davacının salt maddi tazminat isteminin reddinin doğru olmadığı ve ilana yönelik istem konusunda olumlu-olumsuz bir karar verilmesi gerektiği nedeniyle kararının davacı lehine bozulmasına karar verilmiş, davalılardan B.. A.. vekilinin karar düzeltme istemi de Dairemizce reddedilmiş, mahkemece anılan bozma ilamına uyulmuştur.
Bu bağlamada, mahkemece, uyulan bozma ilamı ve davalılar lehine oluşan kazanılmış hakkın varlığı karşısında yazılı şekilde davalılar aleyhine manevi tazminata hükmedilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Davalılar vekilllerinin birleşen davaya yönelik temyizine gelince; kural olarak hakim, iki tarafın iddia ve savunmaları ile bağlı olup talepten fazlasına veya başkasına hükmedemez.Birleşen davada davacı vekili yalnızca maddi tazminatın tahsili isteminde bulunmuş olup, mahkemece mülga 1086 sayılı HUMK’nın 74. ve 6100 sayılı HMK’nın 26. maddesine aykırı biçimde davalılar aleyhine manevi tazminata da hükmedilmiş olması da doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davada davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile asıl ve birleşen davadaki kararın davalılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı B.. Yayıncılık ve Tic. A.Ş’ye verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 24/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.