Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/9248 E. 2014/11972 K. 24.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9248
KARAR NO : 2014/11972
KARAR TARİHİ : 24.06.2014

MAHKEMESİ : MANİSA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/03/2014
NUMARASI : 2014/17-2014/17

Manisa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/03/2014 tarih ve 2014/17-2014/17 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi alacaklı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili, asıl borçlu T.. İnşaat ve D.. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında 02.09.2010 tarihli 2.500.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesi; 12.10.2012 tarihli 2.500.000,00 TL bedelli kredi çerçeve sözleşmesi imzalandığını, borçlular N.. Gazetecilik Basın Yayın Reklam ve M.. Hiz. San. Tic. Ltd. Şti., H.. T.., N.. T.. ve T.. T..’in müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak sözleşmeleri imzaladıklarını, hesap kat ihtarı gönderilmesine rağmen borçluların borcu ödemediklerini ileri sürerek, 1.353.582,72 TL üzerinden borçlular aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, 02.09.2010 tarihli sözleşmede kefalet limiti belirtilmediği için kefalet sözleşmesinin geçerli olmadığı, 12.10.2012 tarihli kefalet sözleşmesinde T.. T..’in kefalet limiti ve tarihi belirtilmediğinden geçersiz olduğu, hangi sözleşmeden ne kadar borç olduğu hususunun ibraz edilen delillerden tespit edilemediği, ayrıca H.. T.. ve N.. T..’e ait taşınmazlar üzerinde ipotek tesis edildiği gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.
Ancak, İİK’nın 257. maddesinde ihtiyati haciz talep edilebilmesinin koşulları sayılmıştır. İİK’nın 257. maddesine göre, ihtiyati haciz istenebilmesi için alacağın vadesinin gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması yeterli olup, tam ispat gerekmeyip yaklaşık ispat yeterlidir. Somut olayda, ihtiyati haciz isteyen(alacaklı) vekili, 02.09.2010 tarihli genel kredi sözleşmesi, kredi çerçeve sözleşmesi ve 12.10.2012 tarihli kefalet sözleşmesine istinaden müşterek ve müteselsil kefiller hakkında ihtiyati haciz isteminde bulunmuş olup, kredi sözleşmeleri, kefalet sözleşmesi, kat ihtarı ve tebliğ belgeleri dosyaya ibraz edilmiş olmakla, hangi sözleşmeden ne kadar alacağın bulunduğunun tespit edilemediği gerekçesiyle ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ayrıca, mahkemece 02.09.2010 tarihli sözleşmede kefalet limiti açıkca belirtilmediği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiş ise de, sözleşmenin ilk sayfasında kredi limiti 2.500.000,00TL olarak belirtilmiş olup, bu sayfa tüm kefillerce imzalanmış olmakla kefalet limitinin bu miktar olduğunun kabulü gerekeceği açık olmakla, yazılı gerekçeyle talebin reddi yerinde değildir.
Yine, mahkemece müşterek ve müteselsil kefil H.. T.. ve N.. T..’e ait taşınmazlar üzerinde ipotek tesis edilmiş olduğu gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiş ise de, dosyaya ibraz edilen ipotek belgelerinin bir kısmı sözleşme tarihinden önceki dönemlere ilişkin olup, geriye kalan ipotek belgeleri ise asıl borçlu tarafından kendi lehine verilen ipotekler ile H.. T..’in asıl borçlunun borcunu teminen verdiği ipotekten ibaret olmakla, kefillerin kendi borçlarını teminen tesis ettiği ipotek bulunmadığından kefiller aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesi mümkün bulunmasına rağmen yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmesi hatalı olmuş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz isteyen(alacaklı) vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın ihtiyati haciz isteyen(alacaklı) yararına BOZULMASINA, 24.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.