Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/5918 E. 2014/11968 K. 24.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5918
KARAR NO : 2014/11968
KARAR TARİHİ : 24.06.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/10/2013
NUMARASI : 2011/188-2013/231

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/10/2013 tarih ve 2011/188-2013/231 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2009/40220 sayılı tanınmış “sirix” markası ve bu marka ile satışa sunulan cipslerin ambalajında kullandığı 2010/66663, 2010/6679, 2010/66667 ve 2010/66673 sayılı “S..” ibareli şekil markalarının bulunduğunu, davalının müvekkili markalarıyla iltibas yaratacak şekilde ürettiği cips ambalajlarında “SIRIK” ibaresini kullandığı gibi, müvekkilinin ürün ambalajını, kompozisyon ve renklerini, markanın ürün üzerine yerleştirilişini, dizaynını da taklit ettiğini ileri sürerek, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, önlenmesine, ortadan kaldırılmasına, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 10.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah beyanı ile maddi tazminat talebini toplam 70.752,78TL’ye çıkarmıştır.
Davalı vekili, müvekkilinin “G..” markasının bulunduğunu, müvekkilinin “G.. Sırık” şeklindeki kullanımının davacının markalarıyla iltibas oluşturmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, “S..” ve “sirix” ibarelerinin ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, aynı emtia üzerinde kullanıldığı söz konusu bu kullanımın ürünün potansiyel alıcısı olan tüketici nezdinde iltibas yaratacağı ve KHK’nın 61. maddesi kapsamında markaya tecavüz oluşturacağı, davalıya ait ürünlerin üzerinde kullanılan karakter ve şekiller ile tasarımların markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturmayacağı, manevi tazminat şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının davacı tarafa ait tescilli marka hakkına tecavüz ve bu suretle haksız rekabette bulunduğunun tespitine, “SİRİX” ibaresini içeren ürün ambalajları, kutu sair tanıtım malzemelerinin imalinin, satışının ve dağıtımının önlenmesine, 7.500,00 TL manevi, 756,00 TL maddi tazminatın tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti meni, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 294 ve devamı (Mülga HUMK’nın 382 ve devamı) maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması, tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi esastır. Bu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi gerekir. Hükmün kapsamı başlıklı HMK’nın 297/1-(c) bendi “Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri” hükmünü haiz olup, gerekçeli kararda hangi hususların yer alması gerektiği tek tek sayılmıştır.
Somut olayda, gerekçeli kararda geçen dava dilekçesi ve cevap dilekçesinin özetlendiği kısmın dava konusu dosya ile hiçbir ilgisinin bulunmadığı anlaşılmakla, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 24/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.