YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/73
KARAR NO : 2014/11930
KARAR TARİHİ : 23.06.2014
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/07/2013
NUMARASI : 2011/551-2013/397
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/07/2013 tarih ve 2011/551-2013/397 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %40 ortağı olduğunu, diğer ortak ile şirketi temsil etme konusunda aralarında anlaşmaya varamadıklarını, bu durum nedeni ile şirketin ödemesi gereken vergi borçlarını, piyasa olan ödemelerini ve banka kredilerin ödenmediğini ileri sürerek Y.. Nakliyat ve Turz. Kargo Taşımacılık Otom. San. ve Tic. Ltd. Şti’nin fesh edilerek faaliyetine son verilmesine, şirkete ait olan ve bilgileri verilen malların hisse oranında pay edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca iki ortaklı olan şirkette ortaklar arasında geçimsizlik bulunduğu, bu geçimsizliğin ceza davasına yol açar nitelikte bulunduğu, ortakların bir araya gelip karar almalarının fiilen ve hukuken mümkün bulunmadığı, bu şekilde ortaklığın sürdürülmesinin ortaklardan beklenmesinin de hukuken mümkün olmadığı, şirketin ekonomik durumunun kötü olduğu, bu durumda şirketin fesh ve tasfiyesinin hem ortaklar hem de alacaklılar yönünden daha uygun olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava limited şirketin feshi talebine ilişkindir.
Davacı ile dava dışı Y.. C..’in davalı limited şirkette yarı oranında pay sahibi olduğu, bu gerçek kişiler dışında başka pay sahibi bulunmadığı, ortaklar arasında huzursuzluk bulunduğu hususları dosya kapsamıyla sabittir. Mahkemece, davada yazılı şekilde şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir. Ancak, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK’nın 573/1. maddesi uyarınca limited şirketlerin tek ortaklı olarak da tüzel kişiliğini ve ticari hayatlarını sürdürmeleri mümkün hale gelmiştir. Aynı Kanun’un 636/3. maddesi hükmüne göre de haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden şirketin feshini isteyebileceği, mahkemece, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir.
6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’un 3. maddesi hükmüne göre, tarafların iradelerinden bağımsız olarak, kanunla düzenlenen hukuki ilişkilere, bunlar Türk Ticaret Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce kurulmuş olsalar bile, Türk Ticaret Kanunu hükümleri uygulanacaktır. Bu durum karşısında, 6103 sayılı Kanun’un 3. ve 6102 sayılı Kanun’un 573/1. ile 636/3. maddeleri hükümleri dikkate alınarak bir değerlendirme yapılması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.