YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17746
KARAR NO : 2014/19117
KARAR TARİHİ : 05.12.2014
MAHKEMESİ : KONYA(KAPATILAN) 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/08/2014
NUMARASI : 2014/685-2014/684
Konya(Kapatılan) 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/08/2014 tarih ve 2014/685-2014/684 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen vekili, aleyhine haciz istenilen şirketin borçlusu, gerçek kişilerin ise kefili oldukları çeşitli kredi hesaplarının açıldığını ve ayrıca çek karnesi verildiğini, bu şekilde müvekkilinin kredi kullandırdığını, normal seyrini kaybetmesi üzerine kredi hesaplarının kapatılarak kredi alacağının ödenmesi için borçlulara ihtarname gönderildiğini, buna rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, borçluların malvarlıkları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, borçlu Y.. Y.. yönünden talebin kabulüne, diğer borçlular yönünden ise kendilerine ihtarname tebliğ edilmediğinden talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
Talep, banka kredi sözleşmesine dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkin olup mahkemece, aleyhine haciz istenilen A.. Y.. ve şirket yönünden kendilerine ihtarname tebliğ edilmediği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir. Ancak, 2004 sayılı İİK’nın 68/b maddesinin 1. fıkrası uyarınca, kredi sözleşmesinde gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğuracak olup aksi halde hesap özetinin adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır. Somut uyuşmazlıkta, taraflar arasındaki kredi sözleşmesinin 11. maddesinde kat ihtarının da İİK’nun 68/b. maddesinde belirtilen hesap özeti niteliğinde olduğu düzenlenmiş olup bu hali ile kat ihtarı borçluların sözleşmede gösterilen adreslerine tebliğe çıkarılmış ancak borçlu şirket ile A.. Y..’in adreste bulunamadıklarından bahisle tebligat yapılamamıştır. Bu durumda mahkemece gerek asıl borçlu ve gerekse de kefil bakımından banka alacağının muaccel hale geldiği gibi kefil bakımından TBK’nın 586. Maddesinde belirtilen koşulların da gerçekleştiği açık olup anılan borçlular yönünden de talebin kabulü gerekirken reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz talep eden vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün ihtiyati haciz isteyen yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.