YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11842
KARAR NO : 2014/19120
KARAR TARİHİ : 05.12.2014
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY (KAPATILAN) 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/03/2014
NUMARASI : 2013/519-2014/111
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy (Kapatılan) 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/03/2014 tarih ve 2013/519-2014/111 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili ile davalı Tasfiye Memuru tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tasfiye edilmiş … Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası açtığını, bu davada mahkemece, müvekkiline anılan şirketin ihyası konusunda dava açılması için süre verildiğini ileri sürerek, söz konusu şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili, davanın reddini istemiş, diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ihyasını istediği şirketin 30.12.2002 tarihinde sicilden terkin edildiği ve davacının bu şirket aleyhine alacak davası açtığı, açılan davada davacıya şirketin ihyası davası açması konusunda süre verildiği, bu durumda davacının iş mahkemesindeki dosya yönünden ihya talep etmesinde hukuki yararının bulunduğu gerekçesiyle Tasfiye Halinde …Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti’nin ihyasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili ile davalı tasfiye memuru temyiz etmiştir.
1-Dava, limited şirketin ihyası istemine ilişkindir. Anayasa’nın 36 ve 6100 sayılı HMK’nın 27. maddelerinde taraflar dinlenmeden, iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden, yani hukuki dinlenilme hakkını ihlal edecek şekilde karar verilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Somut uyuşmazlıkta, mahkemece davalılardan tasfiye memuruna dava dilekçesinin tebliğ edilmediği ve taraf teşkili sağlanmadan karar tesis edildiği anlaşıldığından davalı tasfiye memurunun temyiz itirazının kabulüyle kararın anılan davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Kabule göre de, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, ihya (yeniden tescil) isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek tasfiye işlemlerini yapması için son tasfiye memuru veya memurlarının ya da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve ilanına karar verilmesi gerekirken, kanunun emredici hükümlerine aykırı olarak, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi de doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
2-Davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece, davalı ticaret sicil müdürlüğünün yasal hasım konumunda olduğu değerlendirilmeksizin aleyhine yargılama giderine hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de davalı sicil müdürlüğü yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı tasfiye memurunun, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı sicil müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 05/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.