Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/6022 E. 2014/11200 K. 11.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6022
KARAR NO : 2014/11200
KARAR TARİHİ : 11.06.2014

MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/11/2013
NUMARASI : 2013/75-2013/107

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 20. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/11/2013 tarih ve 2013/75-2013/107 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, kızı M.’nin üniversiteye kaydını yaptırmak için kızı ile birlikte Almanya devletine gitmek üzere bagajını verip uçuş kartını da alıp kontrollerden geçerek uçağa binmek üzere son kapıya geldiklerinde, öğrenci vizesinden önce Almanya devletine seyahat edilemeyeceği gerekçesi ile uçağa alınmadıklarını,yeşil pasaportlarının olması nedeni ile bunun doğru olmadığını, zira 26.08.2011 tarihinde vizeleriNin alındığını, yeşil pasaportlarına rağmen engelleme yapıldığından yeniden bilet alıp ertesi günü aynı pasaport ile uçuş yaptıklarını; yeniden bilet alınması ile kayıt randevusunun kaçırılması nedeni ile fazladan 5 gün otelde kalındığını, o nedenle 3.072 TL fazladan masraf yapıldığını, bagajlarımın geri alınması için beklenildiğini, davalı çalışanlarının hataları nedeni ile olayda davacının ruhsal dengesinin bozulduğunu, ayrıca ev ile havaalanı arasında 2 kez taksi kullanıldığını, iddia ederek oluşan 3.072-TL maddi zarar ile 20.000,00 TL’de manevi zararın 31.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının dava hakkının olmadığını, dava dışı Melike Nur Ulusoy’un vize tarihinin ise başlamış olmadığından dolayı uçuşa alınmadığını, ayrıca davacı kızının pasaportunun tereddütlü olduğunu, vizesine göre de Almanya devletine giriş hakkının 01.11.2011 tarihi olduğunu, davacının kendisi yönünden ise seyahatinin engellenmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kızının yeşil pasaportu olmasına ve vize alınmadan böyle bir pasaportla Almanya devletine girilmesinin hukuken mümkün olmasına rağmen, davalı çalışanlarının davacının kızının vizesinin olmadığı, yani vize tarihinin henüz gelmediği gerekçesi ile uçuşa engel oldukları, Almanya devletine gitmeye engel bir durum olmamasından dolayı uçuşu engellemekte davalı çalışanlarının kusurlarının bulundukları, Varşova Konvensiyonu hükümlerine göre davalı taşıyıcının zarardan sorumlu olduğu, taşımadaki gecikme nedeni ile davacının kayıt için alınmış olan 01.09.2011 tarihindeki randevuyu kaçırdığı ve 2. kayıt randevu tarihinin ise 06.09.2011 tarihi olduğu, bu nedenle de söz konusu gecikmeden dolayı davacı maddi zararının TL karşılığının 2.137,60 TL olduğu, bu maddi zarardan başka; davacının uçağa bineceği sırada karşılaşmış olduğu gecikmeye neden olan davalı çalışanlarının hukuka aykırı muamelelerinin kişilik haklarına incitecek boyutta olduğu, zira hem uçuş yaptırılmaması, hem de bagajların yeniden geriye almak için beklenilmesi ayrıca hukuka aykırı olan taşımanın geciktirilmesi durumlarının davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu, olayda davalı çalışanlarının kusurlarının bulunması nedeniyle de TBK md. 58’de ön görülen manevi tazminat talebinin şartlarının oluştuğu,gerekçesiyle davanın kısme kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve her ne kadar Varşova Konvansiyonu hükümleri değerlendirilerek sonuca varılması doğru değilse de; Türk Borçlar Kanunu ve genel hükümler gereğince davacının zararlarını istemesi mümkün olduğundan sonuca etkili olmayan bu hususun bozma sebebi yapılamayacağının anlaşılmış olmasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı yönünden; havaalanı gidiş- dönüş bakımından mutad ulaşım giderlerine hükmedilmesi gerekirken bu konuda verilen red kararı doğru görülmemiş ve kararın bu bakımından davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Davalı THY yönünden; davacı ve dava dışı kızının üniversite kaydına yakın bir tarihte gitmesi mümkün iken erken gidilmesi suretiyle yapılan otel harcamalarının tazminat hesabına dahil edilmesi doğru görülmemiştir. Öte yandan; dava konusu olayda davacı lehine manevi tazminata hükmedilebilmesi için gerekli koşulların oluşmamış olması nedeniyle bu istem yönünden davanın kısmen kabulü kararı da doğru görülmemiş ve kararın bu yönlerden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 11/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.