Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/7579 E. 2014/16378 K. 23.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7579
KARAR NO : 2014/16378
KARAR TARİHİ : 23.10.2014

MAHKEMESİ : BURSA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/02/2014
NUMARASI : 2013/514-2014/73

Taraflar arasında görülen davada Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/02/2014 tarih ve 2013/514-2014/73 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “M. i.” unvanı ile faaliyette bulunduğunu, perakende ipek eşarp sattığını, ayrıca www.b.i.com isimli internet sitesinin bulunduğunu, davalının da müvekkili ile aynı yerde K.’da B. İ. tekstil ürünleri San Tic. Ltd. Şti. olarak faaliyette bulunduğunu, 09.04.2007 tarih ve … nolu “G. B. İ.” adlı markanın davalı adına tescilli olduğunu, ancak davalının adına tescilli markasını, Bursa İpek markası gibi yanlış algılanacak şekilde kullandığını, söz konusu marka da vurgu sözcük olan “B. İ.” ibaresinin ancak farklı vurgu sözcüklerin sonuna getirilerek kullanılabileceğini, davalının da bu şekilde “G.B. İ.” markasını alabildiğini, ancak bu hali ile markanın bir bütün olarak ayırt edicilik kazandığını, davalının ise markasını bir bütün olarak değil sadece vurgu sözcüğü olan “B.İ.” ismini kullanmak sureti ile mal ve hizmetlerin niteliği,kalitesi, üretim yeri ve coğrafi kaynağı konusunda halk arasında yanlış anlama ihtimalini yarattığını ileri sürerek, 556 sayılı KHK.’nin 42. maddesine dayanarak davalı adına kayıtlı 2007/18656 sayılı “G. B. İ.” ibareli markanın 25. ve 35. emtia sınıfları bakımından hükümsüzlüğüne karar verilerek sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, dava konusu …Nolu “G. B. İ. + Ş.” ibareli davalı adına tescilli olan marka yönünden 556 sayılı KHK.’nin 42 maddesi uyarınca markanın tescil edildiği tarih ile dava tarihi arasında 5 yıllık hak düşürücü süre tamamlandığından açılan hükümsüzlük davasının reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalıya ait markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde davalının uyuşmazlık konusu markayı tescil olunduğu “G. B. İ.+ş.” halinden farklı olarak sadece “B.İ.” şeklinde kullandığını, bu durumun markasal bir kullanım oluşturmayıp, kullanmama nedenine dayalı hükümsüzlük sebebi olduğunu ileri sürerek hükümsüzlük talebinde bulunduğuna göre, her ne kadar Anayasa Mahkemesi’nin 09.04.2014 tarih 2013/147E- 2014/75K sayılı kararıyla 556 sayılı KHK.’nin 42/1-c maddesi iptal edilmiş ise de, davacı talebinin aynı KHK.’nin 14. maddesi kapsamında markanın kullanmama nedenine dayalı iptaline yönelik olduğu göz önünde bulundurularak, davada bu hususun da tartışılması gerekirken, bu talep hakkında olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.