Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/11231 E. 2014/17830 K. 18.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11231
KARAR NO : 2014/17830
KARAR TARİHİ : 18.11.2014

MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/10/2013
NUMARASI : 2012/159-2013/178

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/10/2013 tarih ve 2012/159-2013/178 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Odabaşı tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “turkishcards” ibaresinin 09 ve 36. sınıflarda tescili için başvurduğunu, başvurunun 556 sayılı KHK’nin 7/1-(a) ve (c) bentleri uyarınca nihai olarak reddedildiğini, “turkishcards” ibaresinin tasviri işaret olmadığı gibi müvekkili ile özdeşleşmiş bir ibare olduğunu, belirleyici unsur olan ”turkish” ibaresinin müvekkili şirket ünvanının esaslı unsuru niteliğinde bulunduğunu, markaya kullanım sonucu ayırtedicilik kazandırıldığını belirterek TPE YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu “turkishcards” ibaresinin kullanılacağı 9 ve 36. sınıfta yer alan emtia ve hizmetler için cins, çeşit, vasıf belirten bir özelliğe sahip olduğunu, ayırt ediciliğinin bulunmadığını, “turkishcard” ibaresinin 556 sayılı KHK’nın 7/son maddesi anlamında kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazandığının ispatlanamadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve toplanan delillere göre, davacının tescilini talep ettiği, asıl ve tek unsuru “turkishcards” ibaresi olan başvurunun “sigorta hizmetleri, gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri, gümrük müşavirliği hizmetleri” açısından doğrudan tanımlayıcı olmadığı ve 556 sayılı KHK m. 7/1-c kapsamına girmediği gibi bu hizmetler yönünden diğer mutlak ret nedenlerinin de bulunmadığı, gerek itiraz gerek yargılama sürecinde sunulan belgelerin davacı marka başvurusunun kullanım yoluyla ayırtedici nitelik kazandığını ispatlamaya yeterli olmadığı, sunulan delillerin tamamına yakınının davacının ticaret unvanı ile ilgili bulunduğu, markasal kullanıma yönelik olmadığı, bazılarının YİDK karar tarihinden sonraki tarihli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK kararının 36. sınıfa dahil “sigorta hizmetleri, gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri, gümrük müşavirliği hizmetleri” yönünden kısmen iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, marka başvurusunun reddine ilişkin davalı kurum kararının iptali istemine ilişkin olup, başvuruya konu marka “Turkish” ve “Cards” kelimelerinin birleştirilmesi sonucu oluşturulmuş türetme markasıdır. Mahkemece, “Turkishcards” ibaresinin “otomatik satış makineleri, bilet otomatları, nakit çekme makineleri, finansal ve parasal hizmetler” mal ve hizmetleri bakımından cins, çeşit, vasıf, amaç ve coğrafi kaynak bildiren bir sözcük olarak algılanacağı, bu nedenle işaretin anılan mal ve hizmetler açısından ayırdedici nitelikten yoksun bulunduğu gerekçesiyle marka olarak tescil edilemeyeceği kabul edilmişse de dava konusu “Turkishcards” ibaresi 556 sayılı KHK’nın 5’inci maddesindeki unsurları haiz ve ayırdedici nitelikte bulunduğu gibi söz konusu mal ve hizmetler bakımından doğrudan tasviri işaret niteliğinde değildir. Bu itibarla, 556 sayılı KHK’nın 7/1-c bendi uyarınca “otomatik satış makineleri, bilet otomatları, nakit çekme makineleri, finansal ve parasal hizmetler” mal ve hizmetleri açısından da tescil engelinin bulunmadığı kabul edilerek anılan mal ve hizmetler yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, temyiz harcı davalıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 18/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.