Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/7080 E. 2014/14063 K. 18.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7080
KARAR NO : 2014/14063
KARAR TARİHİ : 18.09.2014

MAHKEMESİ : KARŞIYAKA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/12/2012
NUMARASI : 2009/448-2012/702

Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/12/2012 tarih ve 2009/448-2012/702 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 02.09.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av.B. Ü. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalının ortak hesapları bulunduğunu, davalının bu hesaplardaki tüm mevduatı müvekkilinin bilgisi dışında çektiğini, müşterek hesap sahiplerinin aksi kararlaştırılmadıkça hesap üzerinde eşit pay sahibi olduklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000 TL’nin işlem tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tek imzalı (teselsüllü) müşterek hesap ilişkisinde tarafların birbirine rücu hakkı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların 10.06.2008 tarihine kadar limited şirket ortağı oldukları, bu ortaklık dışında taraflar arasında müşterek hesap kullanmalarını gerektirecek bir ticari ya da hukuki ilişkinin tespit edilemediği, davacının söz konusu şirketteki paylarını aktif ve pasifleriyle birlikte devretmesi karşısında davacının dava konusu hesap üzerindeki haklardan da vazgeçmiş sayılacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tarafların ortak hesabından davalı tarafından çekilen tutar üzerinde davacının eşit pay sahibi olduğu iddiasına dayalı alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Birden fazla kişi birlikte bir bankada hesap açtırır ve her biri tek başına hesaptan para çekme yetkisine sahip olursa, bu hesaba ortak hesap denir ve hesap sahipleri, bankaya karşı B.K 148’nci maddesi hükmü uyarınca müteselsil alacaklı durumunda olurlar. Banka, ortak hesap sahiplerinden birine ödemede bulunmakla, diğer hesap sahibine de ödemede bulunmuş sayılır. Bankacılık uygulamasında, Teselsüllü Müşterek Hesap adı verilen bu tür mevduat hesabında, hesap sahiplerinden her biri paranın yarı yarıya sahibidirler. Biri, hesaptan para çekerken, payı oranında kendi adına, payından fazlası için diğer hesap sahibinin vekili olarak hareket ettiği sonucuna varılmalıdır. (YHGK’nın 11.2.1998, 2-40/75 sayılı kararı da bu yöndedir.)
Somut uyuşmazıkta, davaya konu hesabın teselsüllü müşterek hesap olduğu taraflar arasında çekişmesizdir. Her ne kadar mahkemece, taraflar arasında şirket ortaklığı dışında müşterek hesap sahibi olunmasını gerektirecek ticari ya da hukuki bir ilişki bulunmadığı gerekçesiyle, hesabın limited şirket hesabı olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de, aksi ispat olunmadığından tarafların hesap üzerinde eşit pay sahibi olduklarının kabulü gerekir. Bu itibarla, bir tarafın payından fazlasını çekerse karşı tarafa karşı sorumlu olacağı nazara alınarak karar verilmesi gerekirken, davanın yazılı gerekçeyle reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarıın kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.