Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/13835 E. 2014/19150 K. 05.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13835
KARAR NO : 2014/19150
KARAR TARİHİ : 05.12.2014

MAHKEMESİ : ŞARKİKARAAĞAÇ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/06/2014
NUMARASI : 2012/171-2014/170

Taraflar arasında görülen davada Şarkikaraağaç Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/06/2014 tarih ve 2012/171-2014/170 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Tarsim vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı Tarsim nezdinde sigortalı büyükbaş hayvanında rahatsızlık meydana gelmesi üzerine davalıya başvurduğunu ve davalı tarafından diğer davalı E.. K..’nın görevlendirildiğini, hayvanın kesimi yapıldıktan sonra davalı Tarsim tarafından hayvanda tüberküloz hastalığı görüldüğü ve bu hastalığın teminat dışında kaldığı gerekçesiyle ödeme yapılmadığını oysa, sigortalı hayvana böyle bir teşhis konulmadığını ileri sürerek, sigorta kapsamında ödenmesi gereken büyükbaş hayvan bedelinin tarafına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Tarsim vekili ile davalı E.. K.., ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının sigortalı hayvanının rahatsız olduğunu ihbar etmesi üzerine davalı E.. K..’nın eksper olarak görevlendirildiği ve tarafından düzenlenen raporda hayvana pnomoni teşhisi konulduğu, davalı Tarsim tarafından hasar dosyasında yer alan kesime ilişkin fotoğraflar üzerinden yapılan inceleme ile tüberküloz teşhisi konularak, sigorta harici olan bu hastalık nedeniyle sigorta bedelinin ödenmediği, sigorta edilen hayvanda tüberküloz bulunduğuna ilişkin kesin ve net bilginin bulunmadığı, tüberküloz hastalığının kesin teşhisinin ancak laboratuvar sonuçları ile ortaya çıkacağı, nitekim oluşturulan eksper raporunda da veteriner hekim tarafından tüberküloz teşhisi konulmamış olduğu, gerekli laboratuvar muayenesi yapılmadığından pnomoni seçeneğinin seçilerek işlem yapılması neticesinde ekspertiz raporunun düzenlendiği, bu nedenle hayvanın tüberküloz olmadığından hasarın ödenmesi gerektiği, her ne kadar sigorta tarafından görevlendirilen veteriner hekim davalı E.. K.. aleyhine de dava açılmış ise de, davanın sigorta alacağının tahsili istemine ilişkin olup, davalı E.. K..’nın taraf sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 4.370,40 TL’nin davalı Tarsim’den tahsiline, davalı E.. K..’ya karşı açılan davanın işbu davalının taraf sıfatının bulunmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı Tarsim vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, devlet destekli büyükbaş hayvan sigorta poliçesi kapsamında tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davanın dayanağını oluşturan sigorta poliçesinde T.C. Ziraat Bankası Şarkikaraağaç Şubesi ”Dain ve Mürtehin” olarak gösterilmiştir. Dairemizin yerleşik uygulamaları uyarınca bu durumda, adı geçen bankanın rehin hakkı bulunduğundan, sigortadan tazminat talep etme hakkı da öncelikle ona ait olup, sigortalı ancak lehine rehin verilen alacaklının açık muvafakatini almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde tazminat isteme hakkına sahip olur (14.06.2010 gün ve 2009/430-6814 E.K., 12.10.2012 gün ve 2011/8534-16045 E.K., 08.03.2013 gün ve 2012/4175-4580 E.K.). Buna göre mahkemece, talep hakkına sahip dava dışı bankadan alınmış, açılan davaya muvafakat veya icazetleri olduğuna dair gerekli belgeyi sunması için davacı tarafa süre verilmesi ve bu usulü eksiklik tamamlandığı takdirde işin esasına girilmesi gerekirken, davacının aktif taraf sıfatının (husumet) varlığına ilişkin olan ve mahkemece re’sen göz önünde bulundurulması gereken bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde uyuşmazlığın esasına girilerek ve anılan poliçelere dayalı bir şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davalı Tarsim vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı Tarsim vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı Tarsim vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı Tarsim’e iadesine, 05/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.