YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4754
KARAR NO : 2014/11262
KARAR TARİHİ : 12.06.2014
MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/10/2013
NUMARASI : 2012/440-2013/582
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/10/2013 tarih ve 2012/440-2013/582 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından yapımı üstlenilen, davalı tarafından inşaat all risk poliçesi ile sigortalı otoyol inşaatında 28.09.2002 tarihinde meydana gelen iş kazasında bir işçinin yaralandığını, açılan tazminat davasının kesinleşmesi üzerine 13.06.2012 tarihinde müvekkilinin kusuruna isabet eden tutar için 24.365 TL ödeme yapıldığını, 2.500 USD muafiyet tenzilinden sonra kalan kısmın tahsili için davalı aleyhine başlatılan takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, takibin devamını, davalı aleyhine % 20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def’inde bulunmuş, bakım devresinin başlaması nedeniyle rizikonun poliçenin vade tarihi içinde gerçekleşmediğini, gerekli güvenlik önlemleri alınmadığından zararın teminat kapsamında olmadığını, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, meydana gelen iş kazasının poliçedeki 3. şahıs mali mesuliyet teminatı dahilinde olduğu, zamanaşımı süresinin rücu hakkının doğum tarihi ile başlayacağı, alacağın likit kabul edileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, icra dosyasına vaki itirazın iptaline, asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve 3. Ş.. Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları’nın 8. ve 9. ve 6762 sayılı TTK’nın 1292/1. maddeleri gereğince sigortalının aleyhine dava açıldığının derhal sigorta şirketine bildirilmiş olmasına ve 3. kişiye ödeme yapıldıktan sonra 15 gün içinde sigorta şirketine takip başlatılması nedeniyle zamanaşımı süresinin dolmamış olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, İ.. A.. Risk Sigorta poliçesi ile sigortalanan işyerinde yaralanan işçiye davacı sigortalı yüklenici tarafından ödenen tazminatın davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkin olup, davalı kazanın bakım devresinde meydana geldiğini, bakım devresinde meydana gelen iş kazasının ise teminat dışı olduğunu savunmuştur. Taraflar arasında düzenlenen poliçede inşaat süresi 28.09.1998-28.09.2002; bakım devresi ise 28.09.2002-28.09.2003 olarak gösterilmiş ve poliçenin sigorta süresi başlıklı 3.1 maddesinde
poliçe ile verilen teminatın 28.09.1998 günü öğleyin saat 12.00’da başlatılacağı, 28.09.2002 günü öğleyin saat 12.00’de sona ereceği belirtilmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda da kazanın bakım devresinde meydana geldiği belirtilmiş ise de, 28.09.2002 tarihinde meydana gelen iş kazasının saat kaçta vuku bulduğu dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Ayrıca bilirkişi tarafından hangi rizikoların bakım devresinde teminat kapsamında olduğu hususu incelenip değerlendirilmemiş, davalı Sigorta Şirketi bu yönden rapora itirazlarda bulunmasına rağmen ek rapor aldırılmadığı gibi mahkemece de bu husus tartışılmamıştır. Bu durumda mahkemece anılan hususun değerlendirilmesi ve gerektiğinde aynı bilirkişiden ek rapor ya da yeni bir bilirkişiden başka bir rapor alınarak, kazanın 28.09.2002 günü saat kaçta meydana geldiği, rizikonun inşaat süresinde mi yoksa bakım devresinde mi gerçekleştiği, bakım devresinde meydana gelmiş ise kazanın poliçe teminatı dahilinde olup olmadığının işbu poliçenin eki olan İnşaat All Risk Sigortası ve 3. Şahıs M.. M.. Sigortası Genel Şartları da incelenmek suretiyle belirlenmesi ve hasıl olacak sonuç çerçevesinde hüküm kurulması gerekirken, eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.