Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/5752 E. 2014/14040 K. 18.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5752
KARAR NO : 2014/14040
KARAR TARİHİ : 18.09.2014

MAHKEMESİ : MERSİN 3. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/06/2012
NUMARASI : 2011/286-2012/656

Taraflar arasında görülen davada Mersin 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/06/2012 tarih ve 2011/286-2012/656 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket yetkilisi tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin uluslararası nakliye işi ile uğraştığını, davalı şirketin müvekkili şirketten Irak/Zaho’ya gidecek bir yük için araç talebinde bulunduğunu, bunun üzerine müvekkili şirkete ait 33 E 3673 /33 HV 577 plaka sayılı tırın şoförü ile birlikte yüklemenin yapılacağı yer olan Konya iline gönderildiğini, aracın Irak İ. H. G.’ne vardığında yük ile ilgili sorunlar çıktığını, sorunun çözümü için yetkililerle görüşmeler yapıldığını, bu zaman zarfında tırın ve şoförün gümrükte beklediğini, sorunun çözülememesi nedeniyle yaklaşık bir ay sonra aracın Irak/Zaho’ya gidemeden yüklemenin yapıldığı Konya iline tekrar döndüğünü, müvekkili şirketin taşımacılığını yaptığı bu işe karşılık 1.450,00 USD miktarlı iki ayrı fatura düzenlediğini,fatura içeriğine davalı şirketin hiçbir itirazının olmadığını, alacağın ödenmesi için davalı şirkete Mersin 6. Noterliği’nin 02/12/2009 tarih ve 28525 yevmiye sayılı ihtarnamesinin çekildiğini, davalının bu ihtara bir cevap vermediğini, bunun üzerine alacağın tahsili için Mersin 5.İcra Müdürlüğü’nün 2010/3154 sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını ve davalı şirketin takibe itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu belirterek, davalının yapmış olduğu itirazın iptaline ve davalı tarafın %40’tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, tarafların yük taşınması hususunda anlaştıkları ve davacı tarafın sözleşmeden doğan tüm yükümlülükleri yerine getirmek sureti ile 4.693,00 TL alacağı almaya hak kazandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davalının Mersin 5. İcra Müdürlüğü’nün 2010/3154 sayılı takip dosyasında ödeme emrine yaptığı itirazın 4.693,00 TL asıl alacak ve 375,44 TL işlemiş faizi yönünden iptaline, belirtilen miktarlar yönünden icra takibinin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket yetkilisi temyiz etmiştir.
Dava, navlun ücretinin tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Gerekçeli karar tebligatının davalının icra dosyasında belirtilen adresine Tebligat Kanunu’nun 35.maddesine göre tebliği usulsüz olduğundan, davalının usulsüz tebligatı öğrendiği tarih itibariyle süresinde olan temyiz itirazlarının incelemesine geçilmiştir.
Davalıya dava dilekçesi ile duruşma günü icra dosyasındaki adresine tebliğe çıkarılmış ve adresinden taşındığından bahisle bila tebliğ dönmesi üzerine Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre davetiye tebliğ edilmiştir.
Tebligat Kanunu’nun 12. ve 13’üncü maddelerinde tüzel kişilere tebligat usulü düzenlenmiştir. Öte yandan Tebligat Kanunu’nun 11.1.2011 Tarih ve 6099 sayılı Kanun’un 9. maddesi ile değişik m.35, IV hükmüne göre, “Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmî kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır” Tebligat Yönetmeliği’nin m.57, IV hükmüne göre ise “Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından ana statü, sicil, tüzük ve kuruluş senedi gibi resmî kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır.”
Yukarıda anılan Kanun ve Yönetmelik hükümleri çerçevesinde mahkemece, öncelikle davalının kayıtlı olduğu ticaret sicili müdürlüğünden sicil kaydındaki son adresi tespit edilerek, Tebligat Kanunu’nun 12. maddesine göre tebligat çıkarılması, bu şekilde tebligat yapılamaması hâlinde ise Tebligat Kanunu’nun m. 35/IV hükmü uyarınca tebligatın gerçekleştirilmesi gerekirken, bu hususlar yerine getirilmeden davalı şirketin taşındığı adresine Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebligat yapılıp yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması doğru olmamış, davalı şirket yetkilisinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davalı şirket yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle, davalı şirket yetkilisinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davalı şirket yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.